…
04 Mayıs 2023, Perşembe

Bakan Bilgin Bengü Türk TV Canlı Yayınında Gündeme ve Çalışma Hayatına İlişkin Değerlendirmelerde Bulundu


Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, Bengütürk TV canlı yayınında çalışma hayatına ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yirminci yüz yılın sonunda bile Türkiye’nin az gelişmiş ülkelerden biri olduğunu belirten Bakan Bilgin, “Fert başına düşen milli gelir yirminci yüzyılın sonunda 3 bin dolarlarda olan, toplam milli geliri 250-300 milyar arasında bir ülkeydi. Şimdi Türkiye bir trilyon dolarlık bir ekonomi, hızla yükselen bir ekonomi ve sadece kendisi yükselmiyor bu bahsettiğim Asya coğrafyasıyla ilişkilerini derinleştirerek yükseliyor. Böyle bir dünya. Dolayısıyla böyle bir dünya değişimi döneminde batı hırçınlaşarak Asya’nın yükselişine itiraz etmek istiyor. Asya’nın birçok güç merkezine haddini bilerek müdahalede bazı tereddütler yaşadığı için gözüne kestirdiği alanlara veya kendisine göre stratejik hamleler için öncelik tanıdığı alanlara saldırıyor. Orta Doğu’ya saldırıyor. Batı kendisini toparlamak için belki de yeniden güç kazanmak için Orta Doğu’ya saldırıyor. Oysa bu Orta Doğu’ya saldırı Batının çöküşünü hızlandıracak neticeler veriyor” değerlendirmesinde bulundu.

 “Türk Sanayisinin Geldiği Noktada Yapamayacağı Hiçbir Şey Yoktur”

Bilgin, sanayi ziyaretlerinden söz ederek, “Ankara’da büyük bir sanayi var. Her şeyi üreten, mütevazı bir sanayicimiz var. Diyor ki, askeri araçlar da dâhil, yapamayacağımız bir şey yoktur. Mütevazı bir AR-GE laboratuvarında çalışan 30-40 tane mühendisiyle yapamayacağımız bir şey yoktur diyor. Dolayısıyla Türkiye Türk sanayisi bugün öyle bir yere gelmiştir ki yapamayacağı bir şey yoktur. Hava araçlarında, savunma araçlarında bunu ortaya koydu. Şimdi silahsız ve silahlı savaş uçağı yapan bir Türkiye var. Dolayısıyla Türkiye’nin yolu açık. Türkiye bağımsızlık yolunda ilerlemeye devam edecek. Türkiye’nin büyük yürüyüşü devam ediyor” diye konuştu.

 “Türkiye’nin Kazanımlarının Sahiplenilmesi Ve Yönetilmesi Lazım”

Türkiye’nin 100 bin varil petrol üretecek kaynak bulduğunu söyleyen Bakan Bilgin, şöyle devam etti:

“Gabar Dağı’nın üstünde büyük bir tesis kurmuşlar. Mühendisleriyle, işçileriyle, elemanlarıyla aylardır orada çalışmışlar. Sadece petrolü bulmamışlar, petrolü organize etmişler. Boru hatlarıyla vs. ile Türkiye’ye kazandırıyorlar. Bölgeyi ayağa kaldıracak bir altyapı. Rafineri kuracaklar. Türkiye’nin bugüne kadar bulduğu petrolün yüzde 70 fazlası olan bir kaynaktan söz ediliyor ve arkasının geleceği söyleniyor. Bu müthiş bir şey. Bununla gurur duymak lazım. Ben muhalefetin bu çaresizlik sendromunu aşması için yapması gereken bir şey var. Muhalefetin şunu yapması lazım, Türkiye’nin kazanımlarını sahiplenip onun yönetilmesi konusunda bizim farkımız şu olacak demesi lazım. Mesela bana diyecekler ki, evet asgari ücreti Cumhuriyet tarihinin en üst düzeyine dolar bazında çıkardın. 455-500 dolar ama biz gelirsek şu kaynakla 750 dolara çıkaracağız demeleri lazım. Bana deseler ki, bravo sana, Ecevit’in yapamadığı işi yaptınız. Çalışma Bakanı olarak bu hazırlığı yaptınız. Asgari ücretten vergiyi kaldırdık. Sadece asgari ücretten vergiyi kaldırmak değil asgari ücret düzeyindeki bütün gelirleri vergi dışı bıraktınız, sizi kutluyoruz ama biz başka bir şey daha yapacağız. Ne yapacağız? Geliri şu kadar olanların gelirini asgari ücretli olsun olmasın, başka gelir. Esnaf vs. diyelim. Onların da şu kadar gelirini vergi dışı bırakacağız. Böyle bir şey desinler. Yani muhalefetin bir sosyal politika anlayışı olması lazım.”

“7500 TL’nin Üzerinde Emekli Maaşı Alanlar İçin Temmuz Ayında Düzenlemeyi Yapacağız”

Bilgin, emeklilere yılda iki defa asgari ücret düzeyinde ikramiye verileceğini iddia edenlere ilişkin, “Bu da bir şey ama biz her ay 7 bin 500 lira veriyoruz. Onun yılda iki defa vereceği 8 bin 500’e bırakmadık. Her ay 7 bin 500 lirayı verdik. Şimdi 7 bin 500’ün üzerinde olanların da kademeli olarak artması için düzenlemenin hazırlığını yaptık. Temmuz’dan itibaren düzenleyeceğiz. Onun için bize alternatif politika üretmeleri lazım” dedi.

“Emekçilerin Sorunu Bizim Sorunumuzdur”

Ziyaret ettiği her yerde EYT’den emekli olan vatandaşların alkışlarıyla, gülümsemeleriyle karşılaştığını aktaran Bakan Bilgin, “Gezdiğim fabrikaların her birinde emekli olan bir grup vardı. Diğerleri asgari ücrette yaptığımız düzenlemeyi ve Temmuz’da yapacağımız düzenlemeyi alkışlarla karşıladılar. Asgari ücret almayanlar da bunu destekliyorlar.  Çünkü asgari ücreti yükselttikçe bizim ücretlerimizi de yukarı doğru baskılıyor ve yukarı doğru tırmanıyor. Dolayısıyla ücretlilerin gelir dağılımındaki rolünü olumlu etkileyen bir politika olarak dile getirenler oldu. Ziyaret ettiğimiz her yerde aynı şeyleri hissediyoruz. En düşük emekli ücretini 7 bin 500 lira yaptığımız zaman bu çok büyük bir etki yaratmıştı, telefonlarımız kilitlenmişti. Emekçilerimizin hangi sorunu varsa o bizim sorunumuzdur. Emekçilerin bütün sorunlarını çözmek bizim görevimizdir. Rahmetli Başbakan Ecevit unutulmaz bir çalışma bakanı olarak tarihe geçmiştir. Niye? İlk toplu sözleşme düzenini uygulamıştır. Bizim dönemimizde ise biz Ecevit’in yapmak istediği ama yapamadığı bir işi yaptık. Asgari ücretten vergiyi kaldırdık. 3600’ü yaptık, geçici işçileri kadroya aldık. 3600 ek göstergenin içinde olmayan statüleri o kadroya tahsis ettik. Önümüzdeki dönemde birinci dereceye gelmeyi hak eden herkese 3600’ü verecek bir düzenlemeyi hazırladık fakat Meclis’e yetiştiremedik. Özellikle küçük esnafın ve küçük işletmelerin emeklilik prim gün sayılarını düzenleyeceğiz. Düzenleme çalışmasını yaptık onları da açıklamıştık ama onları da yetiştiremedik. Bütün bunları yapacağız” ifadelerini kullandı.

“Türkiye, 31 Milyonu Aşkın İstihdam Yarattı”

Bakan Bilgin, asgari ücrette Temmuz ayında yapılacak ara zamma ilişkin ise şunları kaydetti:

“Rakam vermiyorum ama şunu hedeflediğimizi söyleyelim; Türkiye’de 500 dolar civarında bir asgari ücretin realize olması lazım. Enflasyon hızlı bir şekilde aşağı düşüyor fakat buna rağmen olması lazım. Eylül’de, Ekim’de enflasyon 20’nin altına düşer diye tahmin ediyorum. Önümüzdeki sene tek haneyle enflasyonu sorun olmaktan çıkaracak bir noktaya geliriz. Bunun yanında çok önemli başarılarımız var. Türkiye, 31 milyonu aşkın istihdam yarattı. Bu, Türkiye’nin üst üste aralıksız büyümesiyle oldu. Bu büyüme Türkiye’nin nefes almasını sağlıyor. Sanayiye gittiğimiz zaman sanayi kuruluşlarında bunu görüyoruz.  Türkiye ihracat yapıyor. Ankara’daki en küçük sanayi kuruluşları ihracat yapıyorlar. Türkiye 250 milyar dolar ihracat hedefini bu şekilde geçti. Tüm bunlar Türkiye’nin enflasyonist ortamda bile büyüme siyasetini devam ettirmesinin ne kadar doğru olduğunu ortaya koydu.”

 “EYT’de Yaklaşık 1 Milyon Kişiye Emekli Maaşı Bağlandı”

EYT ile emekli olanların sayısına ilişkin sorulan soru üzerine Bilgin, “Yaklaşık 1 milyon kişiye emeklilik maaşı bağlandı. Normal zamanda ayda ortalama 35-40 bin kişiye emekli maaşı bağlanırken şimdi iki ayda yaklaşık bir milyon kişiye bağladık. Bu bizim çalışanlarımızın, SGK personelinin tamamen özverileri ile ilgili bir şeydir. EYT’lilere maaş bağlamak için Cumartesi-Pazar demeden çalışan arkadaşlarımızı kutluyorum. Onlar bu işi üstlendiler ve yürütüyorlar. Sorun yok. Herkese bağlanacak. Müracaat eden, hak eden herkese bağlanacak. Çalışmalarımıza öncelikle deprem bölgesindeki EYT’li vatandaşlarımızdan başladık. Orada müracaat eden vatandaşlarımızın işlemleri tamamlandı” cevabını verdi.

Bakan Bilgin, kademeli emeklilik beklentilerine ilişkin sorulan soru üzerine şöyle yanıt verdi:

“8 Eylül 99 tarihi kanun geriye yürütüldüğü için bir hukuksuzluktur, haksızlıktır. Biz onu düzelttik. Ondan sonra bir haksızlık yok. Yani bir günle kaybediyor. Bunu ne zaman düzenleseler bir günle kaybedecek adam çıkacak. Öyle bir şey olmaz doğru da değil. Yani kimse orada bir işte 99 sonrası EYT’liler var diyorlar. Kanun geriye yürütülmüş. Evrensel hukuk kurallarına aykırı bir iş yapılmış. Yaş şartını kaldırdık. Eskiden yaş şartı yokmuş. O tarihten sonra yaş şartı var. İşe girenler yaş şartını bilerek işe girdiler. Orada bir sorun yok.”

“Emeklilik Hakkı Elde Etmiş Olanların Arasındaki Prim Farklarında Bir Denge Kurulması Lazım”

Emeklilik sisteminde geçmişten gelen bazı sorunların olduğunu bildiren Bilgin, “Sosyal Sigortalar Kurumu, Emekli Sandığı ve Bağ-Kur diye üç ayrı kurum ve çalışma statüsünü organize eden üç ayrı yapı var. Yetersiz yapılar. Bunlar birleştirildi ama birleştirildikten sonra da bazı sorunlar devam ediyor. Çünkü geçmişten gelen şartları yerine getirmiş olanların, getirmemiş olanların müeyyideleri vs. var. Kapsamlı bir düzenlemeye ihtiyaç var. Biz kısa vadede şunu yapacağız; emeklilik hakkı elde etmiş veya hakkı elde edecek olanlar arasında ciddi prim farkları var. Onlar arasında bir denge kurulması lazım. Mesela mikro işletmeler var. Diyelim ki küçük bir işletmede çalışan 3-5 kişi var. Oranın sahibi 9000 prim gün yatırıyor. Yanında çalışanlar 6000 prim günü, 5500 prim günüyle emekli oluyor. Bunları düzenlememiz lazım. O çalışmayı hazırladık, ilk önce oradan başlayacağız ama kapsamlı bir reforma da ihtiyaç var. Onunla ilgili de akademik bir çalışma grubumuz var. Onlar raporlarını bitirdiklerinde uygulamaya koyacağız. Bir başka çalışma da bizim iş yasalarımızla ilgili. Bizim iş kanunumuz sendika ve toplu sözleşme kanunumuz sorunlu kanunlar. Buradaki maddelerin bir kısmı 12 Eylül müdahalesiyle giren maddeler. Dünya değişti. Sanayi Çağı başladığında 8 saat çalışılıyordu hala 8 saat çalışıyoruz. Dünya bunları tartışıyor ama biz kendi iş yasalarımızı tartışmıyoruz. Bununla ilgili akademik bir kurula yaptırdığım çalışma var. Bu kapsamlı çalışmalarımızı uygulamaya sokmayı planlıyoruz” şeklinde konuştu.

“Emeği Her Yönüyle Koruyacak Düzenlemelere İhtiyacımız Var”

Bakan Bilgin, mesai saatlerinin kısaltılması ile ilgili sorulan soru üzerine, “İngiltere’de pilot bir çalışma yapıldı 6 saat, 5 saatle ilgili bir üniversitenin yönetiminde çalışma yapılıyor. Türkiye’deki emek verimliliğini yeni teknolojilerle, yeni iş ilişkileri içerisinde ölçmemiz lazım. Birim saat başında hangi tür emeklerin nasıl verim ürettiğini görmemiz lazım. 1 Mayıs olaylarının başladığı zamanki 8 saat uygulamasıyla aynı tarihlerdeki verimlilikle özdeş değildir. Bir değişim olmuştur. Türkiye’de de pilot uygulamalar yapmamız lazım. Bu çalışmaları farklı sektörlerde, hizmet alanları da dâhil olmak üzere düzenlememiz lazım. Emeği her yönüyle koruyacak düzenlemelere ihtiyacımız var. Esnek çalışma diye ifade edilen bir çalışma modeli var. O model emekçilerin aleyhinde olan bir çalışma modeli. Biz güvenceli esnek çalışmayı nasıl sağlarız, onları teknik olarak ortaya konması lazım. Bizim bu konuda hassasiyetimiz var. Sosyal sigorta sistemini kapsayacak, onun içinde yer alacak bir düzenleme olması gerekiyor” cevabını verdi.

Staj ve çıraklığın EYT’ye dahil olup olmayacağına ilişkin sorulan soru üzerine ise Bilgin, “Sigorta sistemi iş akdine dayanan bir sistem. Yani siz buraya genç bir arkadaşımız staj için geldiği zaman onunla bir iş akdi yapıyor musunuz? Yok. İş akdi yaparsanız sigorta kaydı yaparsınız işe alırsınız. Staj yaptığı için de devlet staj sürecinde onu korumak için sağlık sigortası veriyor. Diğeri ise sosyal sigorta sistemi ile emeklilik sigortasını kapsayan bir şey. İkisini birlikte kapsayan bir şey. Sağlık sigortası stajda farklı bir şey. Dolayısıyla o eğitimin bir parçasıdır. Onu diğeriyle karıştırmamak lazım” dedi.

“Kamu Çalışanlarımızla İlgili Düzenlemeyi Temmuz’da Yapacağız”

Bakan Bilgin, Kamu Çerçeve Protokolü Görüşmelerine ilişkin de işçi sendikaları ve işveren sendikasının önerdiği teklifler arasında uygun bir yol bulacaklarına vurgu yaparak, “Optimum bir noktada buluşacağız. Belli bir aşamaya geliriz diye ümit ediyorum arkasından da toplu sözleşmemizi imzalarız. Kamu çerçeve anlaşmasında, işçi konfederasyonlarının beklentisi yüzde 45 zam düzeyinde. Kamu işveren sendikamızın önerdiği daha düşük orandaydı. Biz onu 40’a kadar çektik. O arada bir yerde buluşabiliriz diye ümit ediyorum. 350 bin kamu işçisinin en az yaklaşık asgari ücret düzeyinde gelirleri var. Biz bunu 12 bin liraya yükseltmeyi önerdik. Kamu çalışanlarımızla ilgili düzenlemeyi zaten Temmuz’da yapacağız. Temmuz’da da kamu çalışanlarına enflasyon artı refah payını getireceğiz inşallah. Enflasyonun düştüğünü de dikkate alırsak refah oranını arttıracak bir düzenlemenin gelmekte olduğunu söyleyebilirim” ifadesini kullandı.

“Akademik Personelin Özlük Haklarının Düzenlenmesi Konusunda Bir Hazırlığımız Var”

Akademik personelin özellikle ücretlerinin yeniden kapsamlı bir şekilde ele alınması gerektiğini söyleyen Bilgin, “Üniversite sisteminin öncelikle tercih edilecek bir yer olması lazım. Akademik hayat fedakârlığı, okumayı, araştırmayı gerektiren bir hayattır. Belki ömür boyu okuyacak, çalışacak, araştıracak tek bir şey bulacak, o bulduğu şey dünyayı değiştirecek. Geçtiğimiz haftalarda bir Türk kızı Amerika’da gökbilimle fizik araştırması yaptı gökyüzündeki hareketler karadelik, yıldızların hareketleriyle ilgili yeni bir bakış açısı getirdi ve dünya televizyonlarında tartışıldı. Fakat Türkiye’de fazla kimsenin haberi olmadı. Onun için üniversite çalışanlarının, akademik personelinin özellikle özlük haklarının yeniden düzenlenmesi gerektiği konusunda hazırlığımız var onu mutlaka uygulanması gerekir diye düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu.

Bilgin taşeron konusuna ilişkin de dosyayı Meclis’e intikal ettirdiklerini fakat gündeme giremediğini, son olarak geçici işçileri gündeme koyduklarını söyledi.

Ev hanımlarında isteğe bağlı sigorta sisteminin olduğunu ve bunu devlet sistemiyle çoğaltacaklarının bilgisini paylaştı