TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşların 2027 Yılı Bütçeleri Kabul Edildi
03 Kasım 2026, Salı
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşların 2027 Yılı Bütçeleri Kabul Edildi
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının 2027 yılı bütçelerine ilişkin sunum yaptı.
Bakan Işıkhan, konuşmasının başında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin kardeşi Serpil Bahçeli’ye Allah’tan rahmet, yakınlarına ve sevenlerine baş sağlığı diledi. Ayrıca Işıkhan, Van Çaldıran’da şehit olan, Piyade Uzman Çavuş Oğuz Şahin’e de Allah’tan rahmet diledi.
3 Kasım 2002’de milletin teveccühüyle başlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğindeki AK Parti iktidarının 24’üncü yıl dönümünü idrak etiklerini anımsatan Işıkhan, “Geride bıraktığımız 24 yıl, ülkemizin hemen hemen her alanda büyük reformlara ve köklü dönüşümlere sahne olduğu, milletimize hizmet yolunda önemli eserlerin ve kazanımların hayata geçirildiği bir dönem olmuştur. Bu büyük dönüşümün önemli bir parçasını da şüphesiz; çalışma hayatı, istihdam ve sosyal güvenlik alanında attığımız adımlar oluşturmaktadır. İzninizle, Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; çalışma hayatını güçlendirmek, istihdamı artırmak, sosyal güvenlik sistemimizi geliştirmek ve vatandaşlarımıza sunduğumuz hizmetleri iyileştirmek amacıyla yürüttüğümüz faaliyetleri ve gelecek döneme ilişkin önceliklerimizi sizlerle paylaşmak istiyorum.” dedi.
“Ulusal Adil Geçiş Stratejisi’ni 2026 Yılı Sonuna Kadar Yayımlamayı Hedefliyoruz”
Bakan Işıkhan, dünyada çalışma hayatının dijitalleşme ve yapay zekâdan yeşil dönüşüme, yeni çalışma modellerinden iş gücü hareketliliğine kadar köklü bir değişimden geçtiğini kaydederek, “Demografik dönüşüm, belki de bu sürecin en önemli boyutunu oluşturmaktadır. Bir yanda yaşlanan nüfusun üretim ve sosyal güvenlik üzerindeki etkileri, diğer yanda gençlerin eğitimden istihdama geçişi ülkelerin önceliklerini belirlemektedir. Bakanlık olarak hedefimiz, bu dönüşümü insanımız için fırsata çevirmek; nitelikli ve güvenceli istihdamı artırırken, emek ile üretim arasında adil dengeyi sağlamak, sosyal korumayı güçlendirmek ve çalışanlarımızı geleceğin becerileriyle buluşturmaktır. Çalışma hayatına ilişkin politikalarımızı; büyümeyi ve üretimi destekleyen, çalışan haklarını koruyan ve iş gücü piyasasının değişen ihtiyaçlarına cevap veren bir anlayışla yürütüyoruz. Bu amaçla hazırladığımız ‘2025-2028 Ulusal İstihdam Stratejisi’ 1 Şubat 2025'te yürürlüğe girmişti. Yeşil ve dijital dönüşümün çalışma hayatına etkilerini bütüncül biçimde ele alan; ‘Ulusal Adil Geçiş Stratejisi’ni de 2026 yılı sonuna kadar yayımlamayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.

“2002 Yılından Bu Yana Asgari Ücrette Reel Olarak Yüzde 207 Artış Sağlandı”
Sosyal diyaloğun, çalışma hayatının vazgeçilmez bir unsuru olduğuna değinen Işıkhan, şu bilgileri paylaştı:
“Üçlü Danışma Kurulu, 14. Çalışma Meclisi ve Kamu Personeli Danışma Kurulu aracılığıyla tarafları bir araya getirdik. İşçilerde sendikalaşma oranı 2013'te yüzde 9,2 iken 2026’da yüzde 13,8'e; kamu görevlilerinde ise sendikalaşma oranı 2002'de yüzde 47,94 iken 2026’da yüzde 77,96’ya yükselmiştir. İşgücü piyasasında dengeyi sağlamaya çalışırken, çalışanlarımızın gelirlerinin korunması için de çaba sarf ediyoruz. 2026 yılı için net asgari ücret bildiğiniz gibi 28 bin 75 lira olarak belirlenmiştir. 2002 yılından bu yana asgari ücrette reel olarak yüzde 207 artış sağlandı. 2027 yılı asgari ücretini belirlemek üzere Asgari Ücret Tespit Komisyonu, kamu, işçi ve işveren temsilcilerinin katılımıyla Aralık ayında toplanacaktır. Asgari Ücret Desteğini; 2026 yılında 1.270 liraya çıkardık; yaklaşık 1,5 milyon işyerine 48,4 milyar lira destek sağladık.”
Bakan Işıkhan, memur ve memur emeklilerinin aylıklarında, 2026 yılında toplu sözleşme kazanımlarıyla birlikte kümülatif yüzde 34,63 artış gerçekleştiğini bildirerek, “En düşük devlet memuru maaşı, Temmuz ayında 70 bin 224 liraya yükseldi. Ayrıca memurlarımızın taban aylıklarını, emekli aylıklarına da yansıyacak şekilde, 1.000 lira artırdık. Yürürlükteki 2026-2027 dönemine ilişkin Toplu Sözleşme kapsamında, memur ve memur emeklilerimiz için, 2027 yılında yüzde 5 ve yüzde 4 oranındaki artışlar ile olası enflasyon farkı da aylıklara yansıtılacaktır. 2025-2026 dönemi Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü ile kamu işçilerimizin ücret ve sosyal haklarında da iyileştirmeler sağladık. Bu kapsamda, taban ücret ve seyyanen artış düzenlemeleriyle farklı ücret seviyelerindeki çalışanlarımızın gelirlerini destekledik. Ücret politikalarımızda, çalışanlarımızın alım gücünü ve refahını, sosyal taraflarımızla birlikte gözetmeye devam edeceğiz.” diye konuştu.

“Son 3 Yılda İSG Hizmeti Alan İşyeri Sayısını 166 Binden Bugün 793 Bine Çıkardık”
İş sağlığı ve güvenliğinde temel yaklaşımlarının kazaları, meydana gelmeden önlemek, olası riskleri ortadan kaldırmak ve bütün işyerlerinde koruyucu ve önleyici kültürü yerleştirmek olduğuna vurgu yapan Işıkhan, “Sekiz yıl aradan sonra ‘Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyimizi” topladık. “2026-2030 Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Politika Belgesi’ni hazırlayarak Konseyimizde kabul ettik. Özellikle esnaf ve sanatkârlarımızın iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini daha kolay yerine getirebilmek için eğitim ve belgelendirme imkânlarını geliştirdik. 284 bin 709 işveren veya işveren vekiline, e-sertifika düzenledik. Yaptığımız çalışmalarla sadece son 3 yılda İSG hizmeti alan işyeri sayısını 166 binden bugün 793 bine çıkardık. İSG hizmeti alan çalışan sayısını da yine son 3 yılda 6,4 milyondan, 12,1 milyona çıkardık.” ifadelerini kullandı.
Bakan Işıkhan, çalışma hayatında etkin denetimin yalnızca ihlali tespit etmek değil, ihlal olmasının önüne geçmek ve çalışanların beden ve ruh sağlığını korumak olduğuna değinerek, şöyle devam etti:
“Uyguladığımız rehberlik temelli yaklaşım sayesinde tespit edilen uygunsuzlukların yaklaşık yüzde 90’ı teftiş sırasında düzeltilmektedir. 2026 yılı Ekim ayına kadar, 11 bin 39 işyerine 76 bin 362 teftiş ziyareti gerçekleştirerek yaklaşık 1,2 milyon çalışana ulaştık. Bu çalışmalarla yaklaşık, 890 milyon liralık işçilik alacağının işçilerimize ödenmesini, ayrıca yaklaşık 338 milyon liranın da vergi ve sigorta primi olarak kamuya aktarılmasını sağladık. Hayati tehlike belirlenen 190 işyerinde ise, işin durdurulmasına karar verdik. Yerel seçimlerin ardından belediyeler ve iştirakleri hakkında sendikal ayrımcılık, işten çıkarma ve mobbing konularında yapılan incelemeler sonucunda, yaklaşık 1 milyar lira işçi alacağının ödenmesini sağladık. Yaklaşık 110 milyon lira, idari para cezası uyguladık. İş müfettişi yardımcısı alımlarıyla teftiş kapasitemizi geliştirmeye devam ediyoruz. Dünya’da rehberlik ve teftiş anlayışı tamamen, risk odaklı ve farkındalık geliştirme üzerine işlemektedir. Dünya ortalamasının çok daha üzerinde bir oranla işyeri denetimleri, müfettişlerimizin üstün gayretiyle başarıyla gerçekleştirilmektedir.”
Yurt dışında yaşayan vatandaşlara, 33 ülkede 62 ihtisas birim aracılığıyla hizmet verdiklerini söyleyen Işıkhan, “Yaklaşık 9 milyon vatandaşımızın sosyal güvenlik haklarını ve hizmetlere erişimini güçlendirmek için işlemleri elektronik ortama taşıdık. Bugüne kadar vatandaşlarımızın yoğun olarak yaşadığı 37 ülkeyle sosyal güvenlik, 13 iş gücü ve 52 iş birliği anlaşması imzaladık. 2026 yılında İstanbul'da, Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle, OECD Beceriler Zirvesine ev sahipliği yaptık. Türk Devletleri Teşkilatı’nın çalışma, istihdam ve sosyal korumadan sorumlu bakanların ikinci toplantısını Kasım 2026'da Ankara'da gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu temaslar yoluyla; mesleki beceriler, sosyal koruma ve çalışma hayatının dönüşümüne ilişkin deneyimlerimizi ortaklarımızla paylaşıyoruz. Uluslararası platformlarda çalışanlarımızın haklarını korumayı ve iş birliklerini geliştirmeyi sürdüreceğiz.” şeklinde konuştu.
“İşsizlik Oranımız 41 Aydır, Tek Hanelerde Seyretmektedir”
Bakan Işıkhan, istihdam politikalarının merkezinde, daha fazla vatandaşın üretime ve çalışma hayatına katılmasının yer aldığını belirterek, “Orta Vadeli Program ve Ulusal İstihdam Stratejisi hedefleri doğrultusunda; istihdamı artırmaya, işsizliği azaltmaya ve iş gücümüzün niteliğini yükseltmeyi hedefliyoruz. 2026 yılı Eylül ayı verilerine göre iş gücümüz 35,4 milyon, istihdamımız 32,4 milyon, işsiz sayısı 2,9 milyon ve işsizlik oranımız ise yüzde 8,4 olmuştur. İşsizlik oranımız 41 aydır, tek hanelerde seyretmektedir. 15-24 yaş aralığındaki genç işsizlik oranı yüzde 14,8, ne eğitimde ne istihdamda NEET olanların oranı ise; 2026'nın ikinci çeyreğinde yüzde 22,2 olmuştur. Önümüzdeki üç yılda yaklaşık 2,1 milyon ilave istihdam oluşturmayı hedefliyoruz. İŞKUR aracılığıyla 2026 yılında 1 milyon 75 bin 474 kişinin özel sektörde istihdamına aracılık ettik. 2002'den bu yana 6 milyon kadının, 600 bin engelli vatandaşımızın ve yaklaşık 5,9 milyon gencimizin işe yerleşmesine aracılık ettik. Mesleki Eğitim Kursları ve İşbaşı Eğitim Programlarıyla milyonlarca vatandaşımızın mesleki beceri kazanmasına aracılık ettik. İlave istihdam sağlayan işverenlerimize, sigortalı başına, 65 bin liraya destek veriyoruz. İşsizlik Sigortası Fonunun varlığı da, burası önemli, 900 milyar liranın üzerine çıkmıştır. Mezun oldukları alanlarda çalışan meslek lisesi mezunlarının; İşbaşı Eğitim Programlarına katılımında, cep harçlığını yüzde 30 artırdık.” bilgilerini paylaştı.

“Aktif İşgücü Programlarında Cep Harçlıklarını Yüzde 50’ye Kadar Artırımlı Ödeme İmkanı Getiriyoruz”
Aktif işgücü programlarında dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm, yapay zeka, geleceğin meslekleri ve meslek lisesi mezunlarının kendi alanında çalışması durumunda, cep harçlıklarını yüzde 50’ye kadar artırımlı ödeme imkanı getirdiklerini duyuran Işıkhan, “2027 yılından itibaren uygulanacak bu düzenlemenin hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Kadınların iş gücüne katılımını artırmak için, İş Pozitif Programımızla 2,7 milyondan fazla kadının işe yerleşmesine aracılık ettik. Her Meslekte Kadın Eli Projesiyle kadınların farklı mesleklere yönelmesini destekliyoruz. İşgücü Uyum Programından 2024'ten bu yana 720 bin 224 vatandaşımız yararlandı. Bu programımızdaki katılımcıların yüzde 80'i kadınlardan oluşmuştur. Engelli vatandaşlarımız için 'Engelsiz İŞKUR Platformu'nu geliştirdik, kendi işlerini kurmalarını kolaylaştırdık. Otizmli ve Down sendromlu bireyler başta olmak üzere özel politika gerektiren gruplar için Destekli İstihdam Projeleriyle ücret desteği sağlıyoruz. Engelsiz İşgücü Uyum Programlarından, 5 binden fazla vatandaşımız yararlanıyor. 2026-27 eğitim öğretim yılı için okullarımızda temizlik ve hijyen koşullarının iyileştirilmesine katkı sağlamak amacıyla Toplum Yararına Programlar, TYP kapsamında, 80 bin kişilik kontenjan tahsis ettik. Ayrıca okul bahçeleri ve giriş çıkışlarında gözetim ve düzenin desteklenmesi için 81 ilde ek 31 bin TYP kontenjanı ayırdık. Böylece hem kamu hizmetlerinin belirli ihtiyaçlarına cevap veriyor hem de iş arayan vatandaşlarımıza geçici çalışma imkânı sağlıyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Gençliğin Üretim Çağı-GÜÇ Programı’na Toplam 472,3 Milyar Lira Kaynak Ayırdık”
Bakan Işıkhan, gençler için en büyük hedeflerinin eğitimden iş hayatına geçişlerini kolaylaştırmak ve ilk iş deneyimlerine kavuşmalarını sağlamak olduğunun altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu nedenle, üç yılda 3 milyondan fazla gencimize ulaşmayı hedeflediğimiz 'Gençliğin Üretim Çağı (GÜÇ) Programı’na toplam 472,3 milyar lira kaynak ayırdık. Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Mesleki eğitimden staja, ne eğitimde ne istihdamda olan NEET gençlerden ilk işe uzanan beş programı, GÜÇ çatısı altında bir araya getirdik. Birinci program, 2026 yılı itibarıyla İŞKUR'a devredilen 'Ulusal Staj Programı'dır. Staj ile gençlerimizi, çalışma hayatıyla erken tanıştırmayı amaçlıyoruz. Bu kapsamda; kamu ve özel sektörde; 144 bin öğrencimize staj imkânı sağladık. Üç yıl sonunda 800 bin öğrencimize staj kapasitesi oluşturmayı hedefliyoruz. İkinci program, ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerimize yönelik özel iş gücü programımızdır. Bugüne kadar İşgücü Uyum Programlarından 61 bin 616 NEET gencimiz yararlandı. Önümüzdeki üç yılda 450 bin gencimizi de eğitim ve istihdama kazandırmayı hedefliyoruz. Üçüncü program, devlet üniversitelerinde okuyan öğrencilerimizin çalışma alışkanlığını, disiplinini güçlendiren ve becerilerini geliştiren 'İŞKUR Gençlik Programı'dır. Bu kapsamda, iki eğitim öğretim yılında toplam 250 bin öğrencimize kontenjan sağladık. 2028 yılı sonuna kadar 1 milyon öğrencimize ulaşmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda, dördüncü program, meslek lisesi ve meslek yüksekokulu öğrencilerimizin, iş hayatına geçişini destekleyen ve onları kendi mesleklerine yönlendirmeyi amaçlayan 'Geleceğim Meslekte Programı'dır. Bugüne kadar 191 bin 145 öğrencimize bireysel danışmanlık hizmeti sunduk, üç yılda 750 bin öğrencimize ulaşmayı hedefliyoruz. Beşinci ve son program ise özel sektör iş birliğiyle hazırladığımız 'İşe İlk Adım Programı'dır. Bu programda, ilk kez sigortalı olacak olan, 18-25 yaş arasındaki gençlerin ilk kez iş deneyimine kavuşmasını ve ücret ve sigorta primi desteğiyle kolaylaştıracağız.”
“İstihdamı Koruma Destek Programı Kapsamında Bugüne Kadar 15,5 Milyar Lira Destek Sağladık”
Üretimin sürekliliği için mevcut istihdamı korumayı da önemsediklerini kaydeden Işıkhan, “2026 yılında imalat sektörümüz için hayata geçirdiğimiz; 'İstihdamı Koruma Destek Programı' kapsamında bugüne kadar 15,5 milyar lira destek sağladık. Programı 2028 yılı sonuna kadar uzatacak düzenlemeyi yaptık ve 2026-28 döneminde toplam 187,5 milyar lira kaynak aktarmayı öngörüyoruz. Turizm sektöründe de istihdamın desteklenmesi için yaklaşık 6 milyar lira kaynak tahsis ettik. Gelecek döneme hazırlanırken savunma sanayimiz gibi stratejik alanların iş gücü ihtiyacını da dikkate alıyoruz. Savunma Sanayii Başkanlığıyla, ASELSAN’la, ROKETSAN’la, TUSAŞ’la özel iş birlikleri yaptık. En son HAVELSAN tarafından yürütülen, KOVAN Programı aracılığıyla ilk aşamada 18-30 yaş arasındaki 500 lisans mezunu gencimize eğitim ve istihdam yolu açmayı hedefliyoruz. Ayrıca 2026 yılında 12 ilde düzenlediğimiz bölgesel kariyer fuarlarında 351 bin 753 gencimizi iş dünyasıyla buluşturduk. Böylece vatandaşımızın zaman kaybını azaltırken, iş gücü piyasasında, doğru kişiyle doğru işin buluşmasını kolaylaştırmayı hedefliyoruz.” dedi.
“Aktif Sigortalı Sayımız, 2002'ye Göre Yüzde 115 Artarak Yaklaşık 26 Milyona Ulaştı”
Bakan Işıkhan, uluslararası iş gücü politikalarını, yüksek nitelikli insan kaynağını Türkiye’ye kazandırmak, ihtiyaç duyulan mesleklerde iş gücü açığını karşılamak ve Türkiye’deki yabancıların kayıtlı istihdamını desteklemek amacıyla yürüttüklerini kaydederek, “Uluslararası iş gücünün bu tamamlayıcı rolünü, yerli iş gücünün istihdamını önceleyen bir yaklaşımla ele alıyoruz. Mesleki Yeterlilik Kurumumuz aracılığıyla bugüne kadar 27 sektörde; 965 ulusal meslek standardı ve 701 ulusal yeterliliği yürürlüğe koyduk. Mesleki yeterlilik belgesi zorunluluğu bulunan meslek sayısını 244'e çıkardık. Sosyal güvenlik politikamızın temel amacı, vatandaşlarımızın yaşamının her döneminde, güvenceye erişmesini sağlarken sistemin mali sürdürülebilirliğini de güçlendirmektir. Bu anlayışla kapsamı genişletiyor, hizmet kalitesini artırıyor ve kaynaklarımızı etkin kullanıyoruz. 2002 yılında yüzde 71,5 olan SGK gelirlerinin giderleri karşılama oranının, 2026 yılı sonunda yüzde 88 olarak gerçekleşmesi beklenmektedir. 2002 yılında binde 22 seviyesinde olan SGK açığının millî gelire oranının ise 2026 yılı sonunda binde 1,2 düzeyinde gerçekleşmesi öngörülmektedir. Sistemin, mali dengesini güçlendirmeye devam ediyoruz. Uyguladığımız prim teşviki, destek ve indirimlerle 2023 yılı başından 2026 yılı Ağustos ayına kadar yaklaşık 2 milyon işyerine, 13 milyon sigortalı için toplam 1 trilyon 302 milyar lira destek sağladık. Aktif sigortalı sayımız, 2002'ye göre yüzde 115 artarak yaklaşık 26 milyona ulaştı. Kayıt dışı istihdam oranı ise 2002'de yüzde 52 iken 2026 yılı verilerine göre yüzde 24,4'e geriledi.” bilgilerini aktardı.

“Emeklilerimizin Durumunu İyileştirecek Mali İmkanları Oluşturuyoruz”
2026 yılındaki çalışmalar kapsamında kayıt dışı işçi çalıştırdığı belirlenen işyerlerine, 3,5 milyar lira idari para cezası uygulandığını da bildiren Işıkhan, “Risk odaklı inceleme ve soruşturmalar yürütüyor, iş kazası ve meslek hastalığı incelemelerini gerçekleştiriyoruz. Denetim faaliyetlerinin yaklaşık yüzde 88'ini e-Rapor sistemine taşıdık. Bu uygulamayı diğer raporlama süreçlerine de yaygınlaştırmak, kurum kaynaklarının korunmasını, işlemlerin hızlanmasını ve denetimde şeffaflığın artmasını hedefliyoruz. Emeklilerimizin gelirlerini iyileştirmek için gerekli adımları atıyoruz. 2025 yılının ikinci yarısında 16 bin 881 lira olan en düşük emekli aylığını, 2026 yılı Ocak ayında 20 bin liraya, Temmuz ayında ise 23 bin 552 liraya yükselttik. 2018'den bu yana toplam 483,4 milyar lira bayram ikramiyesi ödedik. Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın, son kabine toplantısı sonrasında da ifade ettiği gibi emeklilerimizin durumunu biraz daha iyileştirecek mali imkanları oluşturuyoruz. Emeklilerimizin yaşadığı ekonomik koşulların farkındayız ve refah seviyelerini yükseltmeye yönelik çalışmalarımızı da kararlılıkla sürdürüyoruz.” diye konuştu.
“Emeklilerimiz Arasındaki Gelir Farklılıklarını Gözeten, Adalet ve Hakkaniyeti Esas Alan Bir Yaklaşım Üzerinde Duruyoruz”
Bakan Işıkhan, bu kapsamda, 2027 yılı Ocak ayından itibaren geçerli olması hedeflenen, mevcut yasal artışlara, ilave iyileştirmeleri de içeren bir çalışma yaptıklarını belirterek, “Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın talimatıyla özellikle emeklilerimiz arasındaki gelir farklılıklarını gözeten, adalet ve hakkaniyeti esas alan, emeklilerimizin alım gücünü ve yaşam standartlarını iyileştirmeyi amaçlayan bir yaklaşım üzerinde duruyoruz. Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz'ın başkanlığında, Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Mehmet Şimşek ve Ekonomi Koordinasyon Kurulunda yer alan kamu kurumlarımızla birlikte süreci değerlendirerek çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Çalışmalarımız neticelendiğinde, bunu, inşallah sizlerle ve kamuoyuyla paylaşacağız ve yüce Meclisimizin takdirine sunacağız. Aile yapımızı güçlendiren, çalışma hayatı ile aile yaşamını uyumlu hale getiren ‘Aile Dostu’ uygulamaları desteklemeye devam ediyoruz. Çalışan annelerimize yönelik; analık iznini sekiz hafta uzatarak 24 haftaya çıkardık. Şehit yakınlarımız, gazilerimiz, vazife ve harp malullerimiz ile hak sahiplerine ilişkin düzenlemelerimizi de geliştirdik. Başkasının yardımına muhtaç derecede malul olanlara yapılan ek ödemeyi yüzde 25 artırdık. Terörle mücadelede yaralanan ancak farklı mevzuat hükümleri nedeniyle haklardan yararlanamayan kişiler ile 15 Temmuz gazilerimizin aylık ve sosyal haklarında iyileştirmeler sağladık. Vazife malulü erbaş ve erlerimizin yeniden muayene talebinde bulunabilme yaş sınırını 55'e yükselttik. Milletimiz için fedakârlık gösteren evlatlarımıza ve ailelerine karşı sorumluluğumuzun bilincindeyiz.” ifadelerini kullandı.
“Geri Ödeme Listelerimizi, Bilimsel Kriterlere Ve Talep Edilen İhtiyaçlara Göre Sürekli Güncelliyoruz”
Vatandaşlara sunulan sağlık güvencesinin de sosyal devlet anlayışının en somut göstergelerinden biri olduğuna vurgu yapan Işıkhan, şunları kaydetti:
“Genel sağlık sigortası kapsamında gelir durumu nedeniyle prim ödeyemeyen vatandaşlarımızın primlerini, devletimiz karşılamaktadır. Genel sağlık sigortasının vatandaşımıza sunduğu güvence, yalnızca hastanelere başvurabilmekten ibaret değildir. Bu güvence tedavide kullanılan ilaca, cihazlara, tıbbi malzemeye ve özel beslenme ihtiyaçlarına erişimi de kapsamaktadır. Bu nedenle geri ödeme listelerimizi, bilimsel kriterlere ve talep edilen ihtiyaçlara göre sürekli güncelliyoruz. İlaç ve tedaviye erişimi güçlendirmeyi sürdürüyoruz. 2000'li yılların başında bedeli ödenen ilaç sayısı 3 bin 986 iken bugün 8 bin 845 ilacı geri ödeme kapsamında bulunduruyoruz. Yalnızca 2026 yılında, 253 ilacı daha kapsama aldık; bunların 29’u kanser tedavisinde kullanılan ilaçlardır. 2025 yılında geri ödeme kapsamına alınan beş farklı immünoterapi ilacı sayesinde, son bir yılda yaklaşık 41 bin kanser hastamızın tedaviye erişimi sağlandı. SMA tedavisinde ikinci bir ilacı daha geri ödeme kapsamına aldık. 18 yaş altındaki Tip 1 diyabetli çocuklarımız için sürekli glukoz izlem cihazlarının bedelini karşılıyoruz. Bu kapsamda yaklaşık; 155 bin reçete için, 1 milyar 800 milyon liraya yakın ödeme gerçekleştirdik. Prostat kanseri, kalp yetmezliği, kronik böbrek hastalığı, nadir hastalıklar gibi alanlarda yeni tedavi seçeneklerine erişimi genişlettik. Tekerlekli sandalye, işitme cihazı ve diyabet tedavisinde kullanılan tıbbi cihaz ve malzemeler dâhil çeşitli ürünlerin geri ödeme tutarlarında yüzde 20 artış gerçekleştirdik.”
“Sosyal Güvenlik Ve Sağlık Hizmetlerinde Vatandaşlarımızın Hayatını Kolaylaştıracak, Yeni Ve Kapsamlı Bir Dijital Dönüşüm Sistemini Hayata Geçireceğiz”
Bakan Işıkhan, çölyak ve belirli metabolizma hastalıklarında, özel beslenme ürünlerine sağlanan ödemeleri de yüzde 30 artırdıklarını bildirerek, “Hasta alt bezi, uyku ve solunum cihazları gibi gündelik yaşamı doğrudan etkileyen, tıbbi cihaz ve malzemelerde yaptığımız düzenlemelerde de tedavi kadar yaşam kalitesini önemseyen yaklaşımımızın bir parçasını oluşturmaktadır. Aile hekimlerinin reçete edebildiği ilaçların sayısını artırıyor, akılcı ilaç kullanımını teşvik eden uygulamalarla israfı önlemeye çalışıyoruz. Sağlık hizmeti sunumunda her basamağın doğru kullanılmasını sağlayacak teşvik mekanizmaları üzerinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. MEDULA üzerinden; binlerce hastane, eczane ve sağlık hizmeti sunucusuna çevrimiçi hizmet veriyoruz. SGK hizmetlerini vatandaşlarımız için daha kolay erişilebilir hale getiriyoruz. Sosyal güvenlik ve sağlık hizmetlerinde vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştıracak, yeni ve kapsamlı bir dijital dönüşümün müjdesini buradan paylaşmak istiyorum. Önümüzdeki yılın başlarında hayata geçirmeyi hedeflediğimiz bu sistemle, vatandaşlarımız sosyal güvenlik ve sağlık işlemlerini çok daha hızlı ve daha kolay gerçekleştirebileceklerdir. Özellikle sağlık raporlarının ve düzenli reçetelerin yönetiminde önemli kolaylıklar sağlayacak, gereksiz hastane başvurularını azaltarak hem vatandaşlarımızın hem de hastane ve doktorlarımızın yükünü hafifleteceğiz. Sistem; koruyucu ve önleyici sağlık hizmetlerini de kapsayan, vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını önceden gözeten, onlara yol gösteren ve doğru sağlık hizmetine yönlendiren bütüncül bir yapıya sahip olacaktır. Uluslararası alanda da örnek gösterilecek bir dijital dönüşüm olacağına inandığımız bu sistemle ilgili çalışmalarımızı, en kısa sürede Saygıdeğer Cumhurbaşkanımıza arz ederek kamuoyuyla paylaşacağız.” şeklinde konuştu.
Sosyal güvenlik sisteminin gelirlerini korumak için prim tahsilatını ve borç yönetimini de titiz bir şekilde yürüttüklerini söyleyen Işıkhan, “31 Ağustos 2026 tarihine kadar yapılacak tecil işlemlerinde tecil faizi yüzde 39 yerine yüzde 29 olarak uygulanmıştır. Bu kapsamda, 325 milyar liralık SGK prim alacağı taksitlendirilmiştir. Sosyal güvenlik sistemimizi daha kapsayıcı, erişilebilir ve güçlü kılarken, vatandaşlarımızın sağlık ve sosyal koruma hakkını sürdürülebilir mali yapı içerisinde güvence altına almaya devam edeceğiz.” dedi.
Bakan Işıkhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile bağlı ve ilgili kuruluşların, 2027 yılı bütçe teklifleri hakkında, şu bilgileri paylaştı:
“Bakanlığımızın 2027 yılı toplam bütçe teklifi; 2 trilyon 395 milyar 824 milyon 844 bin liradır. Bakanlık merkez ve yurt dışı teşkilatı harcamaları için; 7 milyar 512 milyon 634 bin lira bütçe teklif edilmiştir. Bütçemizden; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına; 2 trilyon 266 milyar 365 milyon 277 bin lira, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğüne; 121 milyar 946 milyon 933 bin lira olmak üzere, 2027 yılında toplam 2 trilyon 388 milyar 312 milyon 210 bin lira kaynak aktarılması öngörülmektedir. Merkezi yönetim bütçesi içerisinde yer alan ve Bakanlığımızın ilgili kuruluşu olan Mesleki Yeterlilik Kurumu Başkanlığının bütçe büyüklüğü ise; Gider Bütçesi 388 milyon 658 bin lira, Gelir Bütçesi 441 milyon 767 bin lira, Net Finansman 3 milyon liradır. Bakanlığımıza tahsis edilen bütçeyi, 2025 yılı kesin hesabında da görüldüğü üzere ödenek üstü harcamaya yer vermeden, tasarruf ilkelerini ve kamu yararını gözeterek kullandık. Sayıştay denetimlerinde, 2025 yılı mali rapor ve tablolarımızın önemli yönleriyle doğru ve güvenilir bilgi sunduğu değerlendirilmiştir. Bakanlığımız ile bağlı ve ilgili kurumlarımıza ilişkin 2025 yılı Sayıştay denetim raporlarında, toplam 6 bulguya rastlanmış olup, bunlardan 3’ünün muhasebe işlemlerinden kaynaklandığı görülmüştür. Denetimlerde tespit edilen hususları da yakından takip ediyoruz. Terörsüz Türkiye hedefimizin, ülkemizde birlik ve kardeşliğin yanı sıra, çalışma, üretim ve yatırım imkânlarını da güçlendireceğine inanıyoruz. 2027 yılı bütçemizi, aynı sorumlulukla kullanacağımızı ifade ediyorum. Görüşmelerimizde söz alacak, yapıcı eleştirileriyle ve değerlendirmeleriyle vizyon katacak değerli milletvekillerine, sağlayacakları katkılar için şimdiden teşekkür ediyorum.”
Paylaşılan bütün bu çalışmaların ve elde edilen kazanımların arkasında, büyük bir özveriyle çalışan güçlü bir teşkilatın bulunduğunu söyleyen Işıkhan, “Bakanlığımızın ve bağlı kuruluşlarımızın yaklaşık 45 bin kişilik büyük ailesinin her bir ferdiyle aynı sorumluluğu paylaşmaktan, onlarla birlikte ülkemize ve milletimize hizmet etmekten büyük bir onur duyuyorum. Bu vesileyle, Bakanlığımızın her kademesinde görev yapan tüm mesai arkadaşlarıma emekleri için, özverili çalışmaları için yürekten teşekkür ediyorum.” diye konuştu.
Bakan Işıkhan, daha sonra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile bağlı kuruluşların 2027 yılı bütçelerinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Çalışma hayatı, istihdam ve sosyal güvenliğin geliştirilmesine yönelik görüşleri için milletvekillerine teşekkür eden Işıkhan, yapıcı eleştirileri, çizilen vizyonları ve fikirleri Bakanlığın politikaları için değerlendireceklerini söyledi.
Bakan Işıkhan, bir soru üzerine, Manisa'nın Soma ilçesindeki İmbat Madencilik işçilerinin ücret alacaklarıyla ilgili teftişin devam ettiğini ve en kısa sürede bu süreci sonuçlandırmayı hedeflediklerini aktardı.
Osmaniye'de İŞKUR İl Müdürlüğü hizmet binasının yapımının hangi aşamada olduğunun sorulması üzerine Işıkhan, binanın yatırım programında yer aldığını ve 2027'de binanın tamamlanmasını hedeflediklerini bildirdi.
İş gücü piyasasıyla gençler arasındaki en önemli bağlardan birinin de staj olduğunu vurgulayan Işıkhan, "Ulusal Staj Programı kapsamında 144 bin öğrenciye staj imkanı sağladık. GÜÇ Programı kapsamında 'Geleceğin Meslekleri' uygulamasıyla, 192 binden fazla meslek lisesi ve meslek yüksekokulu son sınıf öğrencisine bire bir danışmanlık hizmeti sunarak, eğitimden çalışma hayatına geçişlerini destekliyor, ne eğitimde ne istihdamda (NEET) tuzağına düşmeden onların yanında oluyoruz." diye konuştu.
“Gençlerin Eğitim ve Kariyer Planlamalarını DABİS İle Destekliyoruz”
Işıkhan, gençlerin eğitim ve kariyer planlamalarını Danışman Bilgi Sistemi (DABİS) ile desteklediklerini söyledi.
DABİS aracılığıyla meslek lisesi bölümlerini, aynı üniversitedeki farklı bölümleri ve aynı bölümün farklı üniversitelerdeki durumunu "mezunların iş bulma süreleri, çalışma devamlılıkları, ücret dağılımları, girişimcilik eğilimleri ve yoğun çalıştıkları sektörler" gibi göstergeler üzerinden karşılaştırdıklarını ifade eden Işıkhan, şunları kaydetti:
"DABİS'i, İŞKUR Mobil ve e-Şube uygulamalarına entegre ederek, öğrencilerin, mezunların, velilerin ve tüm vatandaşların erişimine açtık. Üniversitelerde yer alan İŞKUR kampüslerimizle, üniversite öğrencilerine mezun olmadan önce iş ve meslek danışmanlığı hizmetleri vererek kariyer planlamalarını oluşturmalarına destek oluyoruz. İş kulüplerimizde öğrencilerin iş arama becerilerini geliştiriyor, iş gücü piyasasını tamamlamalarını, tanımalarını ve çalışma hayatına hazırlanmalarını destekliyoruz."
Bakan Işıkhan, Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğünün işbirliğiyle yürüttükleri çalışmalarla, mesleki eğitim alanında eğitim alan gençlerin mezun olduğu alanda istihdamını desteklediklerini belirterek, "Mezun oldukları alanda düzenlenen işbaşı eğitim programlarına katılan gençlerimize, günlük cep harçlıklarını yüzde 30 artırımlı olarak ödüyoruz. Bu oranı yüzde 50'ye yükseltiyoruz." açıklamasında bulundu.
Bu yıl İŞKUR ve üniversiteler işbirliğinde 12 ilde düzenlenen GÜÇ Bölgesel Kariyer Fuarları kapsamında yaklaşık 350 bin genci işverenlerle ve ilgili paydaşlarla bir araya getirdiklerini ifade eden Işıkhan, fuarları 10 ilde daha düzenlemeyi planladıklarını aktardı.
"İşgücü Uyum Programı Katılımcılarının Yüzde 80'i Kadın"
Işıkhan, kadın istihdamına yönelik sorulara karşılık, "TÜİK verilerine göre, 2025-2026 Eylül döneminde kadınların iş gücüne katılım oranı 13,9 puan artarak, yüzde 21,3'ten yüzde 35,2'ye, kadın istihdam oranı 11,8 puan artarak, yüzde 19,4'ten yüzde 31,2'ye yükselmiştir. Kadın iş gücü 5,3 milyondan 12 milyona, kadın istihdamı ise 4,8 milyondan 10,6 milyona ulaşmıştır." yanıtını verdi.
Eylül 2026 dönemi itibarıyla kadın işsizlik oranının yüzde 11,3 olduğunu belirten Işıkhan, "İŞKUR olarak kadın istihdamını artırmak amacıyla 2024 yılında İş Pozitif Programı'nı hayata geçirdik. Bugüne kadar 2,7 milyondan fazla kadının kayıtlı bir şekilde istihdama katılımını destekledik." ifadesini kullandı.
Bakan Işıkhan, İŞKUR'un Aktif İşgücü ve İşbaşı Eğitim programlarından 10 milyondan fazla vatandaşın faydalandığına dikkati çekerek, "Son iki yılda Toplum Yararına Programlardan (TYP) yararlananların yüzde 82'si, İşgücü Uyum Programı katılımcılarının yaklaşık yüzde 80'i kadınlardan oluşmaktadır. Tüm bunlarla birlikte doğum sonrası çalışma hayatına dönüşü destekleyen Yarım Çalışma Ödeneği kapsamında 2016'dan bu yana 49 bini aşkın kişiye 367,5 milyon lira ödeme gerçekleştirildi." dedi.
Bakan Işıkhan, kadınların iş gücüne katılımını artırmanın yanı sıra kadınların nitelikli, kayıtlı ve sürdürülebilir istihdamlarını güçlendirmek için de çalışmalarını sürdürdüklerini vurguladı.
İş kazaları ve meslek hastalıklarıyla ilgili sorulara da yanıt veren Işıkhan, şu bilgileri verdi:
"Bakanlığımız Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı, iş teftişi faaliyetlerini çalışanların haklarının korunması, iş sağlığı ve güvenliği şartlarının geliştirilmesi, çalışma hayatında mevzuata uyumun kalıcı hale getirilmesi ve çalışma barışının güçlendirilmesi hedefleri doğrultusunda yürütmektedir. Bu kapsamda yalnızca mevzuata aykırılıkların tespit edilmesini değil, söz konusu aykırılıkların teftiş süresi içerisinde giderilmesini ve iş yerlerinde sürdürülebilir bir uyum kültürünün oluşturulmasını esas alan rehberlik ve bilinçlendirme yaklaşımını ön planda tutuyoruz.
2026 yılında işin yürütümü yönünden 4 bin 179, iş sağlığı ve güvenliği yönünden 6 bin 860 olmak üzere toplam 11 bin 39 teftiş gerçekleştirilmiştir. 190 iş yerinde hayati tehlike tespit edilmesi nedeniyle işin durdurulmasına karar verdik. Söz konusu dönemde 3 bin 274 iş yerine yaklaşık 800 milyon lira idari para cezası uyguladık. Ayrıca, işçilere yaklaşık 890 milyon lira tutarında bireysel alacakları ödettirilmiş, 338 milyon lira tutarında kamu alacağının tahsili de gerçekleşmiştir."
Yıl sonunda teftiş edilen iş yeri sayısının 18 bini bulmasının hedeflendiğini bildiren Işıkhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sadece 2026 yılında maden iş yerlerinde gerçekleştirilen teftişlere ilişkin olarak 61 ilde toplam 665 maden iş yerinin teftişi yapılmıştır. Bu iş yerlerinin 147 yer altı, 518'in de ise yer üstü madenciliği faaliyetleri yürütülmektedir. Teftişler sonucunda 129 milyon lira idari para cezası uygulanmıştır. İşin durdurulması kararı verilen yer altı maden iş yeri sayısı 7, yer üstü maden iş yeri sayısı ise 36'dır. Geçen yıla göre 2026 yılında teftiş sayılarını 4 binin üzerinde arttırdık. Bu bakımdan ulaşılan işçi sayısı da yükselmiş oldu. Ancak bununla birlikte vurgulamak gerekir ki iş kazası ve meslek hastalıkların önlenmesi sadece denetimle mümkün değildir. Devlet, işveren ve işçi üçlü sac ayağının kültürel ve farkındalık seviyesinin artırılarak birlikte karar alma ve birlikte hareket etme iradesiyle hedeflenen seviyelere ulaşılacağını da unutmamamız gerekir."
"Ev İşçilerinin Kayıtlı Çalışması İçin İstişarelerimizi Sürdürüyoruz"
Ev işçilerinin haklarını ve çalışma koşullarının iyileştirilmesine önem verdiklerini vurgulayan Işıkhan, şunları kaydetti:
"Sosyal diyalog içinde ev işçilerini örgütleme faaliyetlerinde bulunan sendika ve bağlı olduğu konfederasyon temsilcileriyle ilk olarak mayıs 2024'te sorunları ve çözüm önerilerini değerlendirdik. 27 Mayıs 2025'te gerçekleştirdiğimiz istişare toplantısında sosyal güvenlik, kayıt dışılık, örgütlenme ve iş sağlığı ve güvenliği başlıklarını değerlendirdik. Ocak 2026'da Antalya'da düzenlenen ev işçileri panel ve çalıştayına katılarak ev işçilerimizin sorunlarıyla doğrudan ilgilendik. Somut çalışmalarımızın kapsamında ev işçiliğinin eğitim altyapısını geliştirmek üzere 11 Mart 2026'da ÇAŞGEM ile HAK-İŞ arasında eğitim, araştırma ve işbirliği protokolü imzaladık. Ayrıca, EK-9 Sigortalılığı ve Kolay İşverenlik Uygulamasıyla ev hizmetlerinde sigortalı çalıştırma işlemleri kolaylaştırıyoruz. Ev işçilerinin kayıtlı ve insana yakışır koşullarda çalışması için sosyal taraflarla istişarelerimizi sürdürüyoruz."
Bakan Işıkhan, İŞKUR aracılığıyla 2024'te İkiz Dönüşümün İşgücü Piyasasına Etkileri Araştırmasını yaptıklarını anımsatarak, şu ifadeleri kullandı:
"Araştırmamızda, işverenlerin yüzde 14,1'inin ikiz dönüşüm sürecinde olduğunu, yüzde 34'ünün dijital, yüzde 28'inin ise yeşil dönüşüm uygulamalarını kullandığını tespit ettik. Ayrıca işverenlerin yüzde 85'i önümüzdeki 5 yılda yeşil ve dijital dönüşüm uygulamalarını kullanmayı öngörmektedir. Araştırmamızı düzenli olarak gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Araştırmamızda dönüşümle birlikte ilave istihdam kapsamındaki meslekler arasında sürdürülebilirlik uzmanı, veri bilimci, ekoloji uzmanı, araştırmacı, koordinatör, veri tasarımcısı, içerik tasarımcısı gibi yeni mesleklerin ön plana çıkmaya başladığını görüyoruz. Bu ihtiyaçlara yanıt vermek üzere 300 iş ve meslek danışmanımıza sürdürülebilirlik ve sürdürülebilirlik raporlaması alanlarında eğitim verdik. Uzmanlaşan danışmanlarımız aracılığıyla işverenlerin yeşil dönüşümden kaynaklanan beceri ve insan kaynağı ihtiyaçlarını tespit edecek işletmelere özel danışmanlık hizmeti sunacağız. Ayrıca, mesleki eğitim kurslarımızı ve işbaşı eğitim programlarımızla işletmelerinin ihtiyaç duydukları sürdürülebilirlik uzmanlıklarını kendi bünyelerinde oluşturmalarına destek vereceğiz."
Yapay zekanın meslekler üzerindeki etkisine de değinen Işıkhan, "Bu dönüşümün ülkemiz iş gücü piyasasındaki etkilerini daha somut bir şekilde ortaya koymak amacıyla İşgücü Piyasası Yapay Zeka Maruziyeti çalışmasını tamamladık. Çalışmamızla mesleklerin yapay zeka ve robotik çalışmaları otomasyon maruziyet düzeylerini görev ve beceri gereksinimleri üzerinden analiz ettik. Bu çalışmaları da iş gücü piyasasının sürekli dönüşümü ve dinamizmi sebebiyle düzenli olarak tekrar ediyoruz." diye konuştu.
"İşçimizin Bir Kuruş Hakkını Dahi Kimseye Yedirmedik"
İşsizlik Sigortası Fonu'nun tasfiye edilen fonlarla bağlantısının olup olmadığı yönündeki sorulara da değinen Işıkhan, şunları kaydetti:
"İşsizlik Sigortası Fonu'nun, tasfiye edilen fonlarla hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. İşsizlik Sigortası Fonu, Kamu Haznedarlığı Yönetmeliği hükümlerine göre değerlendirilmektedir. Bu doğrultuda fon kaynakları yönetmelikte açıkça belirtilen Devlet İçi Borçlanma Senetlerinde, kamu mevduat bankaları ile kamu katılım bankalarında Takasbank'ta değerlendirilmektedir. Fon kaynaklarının bu enstrümanların dışında başka bir alanda değerlendirilmesi veya spekülatif işlemlerde kullanılması hukuken de teknik olarak da mümkün değildir. İşsizlik Sigortası Fonu'nun Takasbank'ta işlem yapmasına ilişkin yetki 19 Ocak 2022'de yapılan yönetmelik değişikliğiyle verilmiş olup, fon kaynaklarıyla bu tarihten sonra Takasbank üzerinden borç verilmeye başlanmıştır. Her işlem gününde Takasbank'taki faiz oranları mevduat faiz oranlarıyla karşılaştırılmakta. Takasbank faiz oranları avantajlı ise borç verme işlemi gerçekleştirilmektedir. Bunun yanı sıra İşsizlik Sigortası Fonu'nda tüm bankacılık işlemleri Halk Bankası tarafından yapılmaktadır. Takasbank işlemlerinde de aracı kurumumuz Halk Yatırım'dır. Takasbank'ın işleyiş gereği alıcılar ve satıcılar birbirini görememektedir. Yapılan her işlem Takasbank'ın teminatı altındadır. Dolayısıyla bu işlemlerle ilgili muhatabımız bir kamu kuruluşu niteliği taşıyan Takasbank'tır."
Bakan Işıkhan, İşsizlik Sigortası Fonu'nun hem Sayıştay tarafından hem de bağımsız denetim kuruluşları tarafından düzenli periyotlarla denetlendiğine dikkati çekerek, "Bu denetim sonuçları yapılan mali işlemlerin detaylı tabloları ve kaynakların nerelerde nasıl değerlendirildiği kamuoyuyla düzenli bir şekilde paylaşılmaktadır. Açıklanan bu mali tablolar ve raporlar incelendiğinde de görülecektir ki İşsizlik Sigortası Fonu'nun söz konusu fon yönetim şirketleriyle bir işlemi bulunmamaktadır. Şunu dikkatinize çekmek istiyorum. İşsizlik Sigortası Fonu işçilerimizin alın teridir, işçilerimizin hakkıdır. Biz emekçimizin, işçimizin bir kuruş hakkını dahi kimseye yedirmedik ve yedirmeyiz." ifadelerini kullandı.
Işıkhan'ın açıklamalarının ardından, Komisyonda yapılan oylamada, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Mesleki Yeterlilik Kurumunun (MYK) bütçe, kesin hesap ve Sayıştay raporları ile Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve İŞKUR'un Sayıştay raporları kabul edildi.