30 Mart, 2017 - Perşembe




Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu, "Karamsarlık yaymak isteyenlere prim vermek, bu milletin yerli ve milli duruşu olamaz. Birilerinin kurduğu tuzaklardan korkarak, 'ben de dışarıda tedbir alayım' diyerek yatırımı azaltmak veya kıyıdaki sermayesini dışarıya emniyet supabı olarak göndermek milli ve yerli duruş olamaz. Bu millet bunların hiçbirine hakkını helal etmez." dedi.

Müezzinoğlu, işçilerle yediği öğle yemeğinin ardından Konya Ticaret Odası'nda iş adamları ve kentteki sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle "Çalışma Hayatında Milli Seferberlik" Programı kapsamında bir araya geldi.

Türkiye'ye karşı Gezi olaylarından bugüne kadar akla, hayale, vicdana, hukuka ve insanlığa sığmayacak çok farklı tuzak ve oyunların kurulduğunu belirten Müezzinoğlu, tüm tuzak ve oyunlara rağmen Türk milletinin nasıl büyük bir millet olduğunu 15 Temmuz gecesi herkese gösterdiğini söyledi.

İşçisinden işverenine, yaşlısından gencine herkesin Türkiye'ye karşı bir sorumluluğu olduğunu vurgulayan Müezzinoğlu, "Karamsarlık yaymak isteyenlere prim vermek, bu milletin yerli ve milli duruşu olamaz. Birilerinin kurduğu tuzaklardan korkarak, 'ben de dışarıda tedbir alayım' diyerek yatırımı azaltmak veya kıyıdaki sermayesini dışarıya emniyet supabı olarak göndermek milli ve yerli duruş olamaz. Bu millet bunların hiçbirine hakkını helal etmez." ifadelerini kullandı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak yatırımların ve istihdamın artması için birçok destek, programı ve kurs düzenlediklerini aktaran Müezzinoğlu, bu noktada özellikle üniversiteden yeni mezun olan gençler ile istihdama katılmak isteyen kadınlara ayrı bir önem verdiklerini vurguladı.

Türkiye'nin daha çok büyümesini, daha çok istihdam yapmasını ve dünyayla rekabet edebilmesini sağlayacak çok önemli destekleri hayata geçirdiklerine dikkati çeken Müezzinoğlu, "Tüm bunlar yapılmasaydı geçmişte 36 milyar dolar seviyesine olan ihracatımız, yaşadığımız tüm olumsuzluklara rağmen bugün 144 milyarlara çıkmazdı." diye konuştu.

Türkiye'nin 2023 hedeflerine ulaşmak için çalışmaya devam ettiğini dile getiren Müezzinoğlu, "15 Temmuz gecesi şehit ve gazilerimiz, 'bu milletle her türlü yolculuğa çıkılır, bu milletle her türlü yolculuğa çıkılır, bu milletle beraber risk alınır'ı gösterdi. Dolayısıyla çok emniyetli, çok tedbirli değil, daha öz güvenli, daha cesur ve daha çok iddialı ve hedeflere kilitlenen durumda olmalıyız. Baktığımızda bizi sıkıntılı gibi göstermek isteyen o 'üst akıl' dediğimiz yapı, esasında kendilerindeki o büyük sıkıntıları aşabilmek için büyüme hedefleri ve sıkıntıları az olan ülkeleri sıkıntıya sokarak kendi sıkıntılarını göstermek istemeyen ülkeler. O gelişmiş dediğimiz dünya artık yapabileceklerinin azamisini yaptı. Buna karşın, girişimcisinin öz güveni olan bir Türkiye var." değerlendirmesini yaptı.

"İşçinin eğitiminden hep beraber, verilen bareti takmaktan ise kendisi sorumlu"

Türkiye'de son yıllarda yapılan önemli reformlardan birinin de iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili mevzuatın yürürlüğe sokulması olduğunu anlatan Müezzinoğlu, "İş sağlığı ve güvenliği alanında önemli mesafeler aldık ama hala ciddi sorunlarımız var. Burada bizi sıkıntıya neden olacak şeyler varsa hemen düzeltiriz. Buradaki mevzuat zor da olsa başarmak durumdaysak zoru başaracağız. Çünkü bizim için değerli olan insandır. Bizim medeniyetimiz, 'insanı yaşat ki devlet yaşasın' der. Önce insanımızı yaşatmak sonra yüceltmek geliyor. Şimdi biz insanımızı bir taraftan yaşatırken, bir taraftan yücelteceğiz." diye konuştu. 

Müezzinoğlu, İş sağlığı ve güvenliğinin bir kültür olduğunu, bu kültürü toplumda yaygınlaştırmak istediklerini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

 "Beline bağlaması gereken kemeri ya da takması gereken bareti ayaklarının yanına koyuyorsa, sonra 16. kattan düştüğünde işverenimizin aldığı tedbirle fileyle yaşama tutunuyorsa işverenimiz mutlaka ödüle layıktır ama o çalışanımız da mutlaka bir cezanın muhatabı olmalı. Bu işçi kardeşimizin eğitimden hep beraber sorumluyuz ama verdiğimiz bareti takmaktan ve kemeri bağlamaktan ise kendisi sorumludur."  

"Bu millet kardelen gibi yoğun karın altında bile değerlerini koruyan bir millet"

Müezzinoğlu, 15 Temmuz darbe girişimiyle hedeflerine ulaşamayan güçlerin çeşitli terör olayları ve ekonomik manevralarla Türkiye'yi zora sokmak istediğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Şimdi baktığımız zaman, perdenin arkasında biri var, Hacivat ile Karagöz oynatır gibi oynatıyor. Bazen Hacivat'ı Karagöz, bazen Karagöz'ü Hacivat yapıyor. Her gün farklı farklı senaryolar tıpkı 1970'de bizim öğrenciliğimizde yaşadığımız gibi 'sabah silah bir faşisti vurdu, akşam bir komünisti vurdu'. Ama silah aynı silah. Bedeli ödeyen aynı millet ama çatıştırılan ve ayrıştırlan bir süreç. Şimdi kurulmak istenen tuzak bu, oynanmak istenen oyun bu. Bir tarafından PKK'yı bir taraftan DEAŞ'ı… Ama bir bakıyorsunuz Reina'da yapılan eylemi DEAŞ'ın yapabilme kabiliyetinin olmadığını 80 milyon aklı başında ülke insanı analiz edebiliyor. DEAŞ yapsa yapsa bir canlı bombanın üzerine bombaları yerleştirir, orada patlatır. Ama hadise öyle değil. Her boyutuyla milimetrik.

Hala bugün geldiğimiz noktada her boyutuyla milimetrik hesaplanmış bir hain bir terör eylemi veya bir büyük oyun, terör eylemiyle bu millete karşısına bu milletin kaderiyle oynanmak istenen burada da yaşam tarzları çatışması zemini hazırlamaya çalışıyorlar. O gece yılbaşını kendi duygu dünyasıyla kendi mutlu olma dünyasıyla orada kutlamak isteyen masum insanlara o silahı çeken insan olamaz. İnsani değer taşıyamaz. Hiçbir inancın, milliyetin, değerin mensubu olamaz. Ama onu oynatan, bu değerleri çatıştırabilmenin stratejik alanını planlıyor. Ve ondan sonra da sosyal medyadan bu ülkeyi ayrıştıracak yaşam tarzları nedeniyle çatıştıracak oyunları ve tuzakları bu milletin karşısına getiriyor. Ama hiç tereddütleri olmasın ki bu millet bu oyunlara prim vermedi, vermeyecek. Bu millet kardelen gibi yoğun karın altında bile değerlerini koruyan, o buzun içinden o zarif ve asil duruşunu asla kaybetmeyen bir millet."

"Konya 1,4 milyar dolar ihracat yaptı"

Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk de "Çalışma Hayatında Milli Seferberlik" programını Konya'da başlatması dolayısıyla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Müezzinoğlu'na teşekkür etti.

Son dönemdeki terör saldırılarının amacının Türkiye'yi yönetilebilir olmaktan çıkartmak olduğunu belirten Öztürk, bunun hiç biz zaman amacına ulaşamayacağını, büyük Türk milletinin bunun gerçekleşmemesi için gerekirse bedel ödemeye hazır olduğunu söyledi.

Konya ekonomisi ve ildeki çalışma hayatıyla ilgili bilgiler veren Öztürk, 2016 yılı sonu itibarıyla Konya'nın 1,4 milyar dolar ihracat yaptığını vurguladı.

Öztürk, "Kıdem tazminatında yeni düzenlemenin işçiler ile işverenlerin karşı karşıya gelmediği bir çözümden yana olduklarını ifade ederek, "İş sağlığı ve güvenliği alanında son beş altı yıl içinde çok şey öğrendik. Bilmeden çok yanlış işler yapmışız. Belki çalıştırdığımız arkadaşlara bir miktar haksızlıkla yapmışız ama bunu bilerek yapmadık. Bunu samimiyetimle söylüyorum." dedi.

Programa, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Orhan Yegin, Konya Valisi Yakup Canbolat, SGK Başkanı Mehmet Selim Bağlı, İŞKUR Genel Müdür Vekili Mehmet Ali Özkan, Mesleki Yeterlilik Kurumu Başkanı Adem Ceylan, Çalışma Genel Müdürü Nurcan Önder ve ilgililer katıldı.

 










© 2017 - ÇSGB | T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
Emek Mahallesi 17. Cadde No:13 Pk: 06520 Emek / ANKARA