14 Kasım, 2018 - Çarşamba




Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan Hanımefendi, "Ata tohumu seferberliğimizde kadınlarımızdan destek istiyorum. Tohum, gıda kalitesinin başladığı yerdir. Bu nedenle de sağlığın başıdır. Ne kadar güvenilir ve kaliteli tohumunuz varsa, gıdanız da o derece sağlıklı olur. Yerli tohumun peşine düşelim ve bu alanda devletimizin milli tarım seferberliğine katkı sağlayalım." dedi.

Emine Erdoğan Hanımefendi, Tarım ve Orman Bakanlığınca düzenlenen "Girişimci Kadın Çiftçiler Ödül Töreni"ne katıldı.

Girişimci kadın çiftçiler ödül töreni vesilesiyle birlikte olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Emine Erdoğan, Anadolu kadınını tarihin hiçbir döneminde pasif bir duruş sergilemediğini, her zaman üretim hayatının merkezinde yer aldığını vurguladı.

Emine Erdoğan, kadınların geçmişten bugüne gerek ev içinde gerekse dışında ekonomik ve sosyal hayatın her zaman bir parçası olduğunu belirterek, "Kadınlarımız yaptığı işe yüreğini veriyor, kendini adıyor. Ülkemizin de bu adanmışlığa çok ihtiyacı var. Milletimizin yüksek hedeflere ulaşmasında kadınlara aktif roller düşüyor." diye konuştu.

"YERLİ TOHUMUN PEŞİNE DÜŞELİM"

Gıda kalitesi için tohumun önemine dikkati çeken Emine Erdoğan, "Ata tohumu seferberliğimizde kadınlarımızdan destek istiyorum. Tohum, gıda kalitesinin başladığı yerdir. Bu nedenle de sağlığın başıdır. Ne kadar güvenilir ve kaliteli tohumunuz varsa, gıdanız da o derece sağlıklı olur. Yerli tohumun peşine düşelim ve bu alanda devletimizin milli tarım seferberliğine katkı sağlayalım." ifadelerini kullandı.

Emine Erdoğan, Anadolu toprağının eşsiz bir şifa kaynağı olduğunun, bilinç ve özveriyle işlendiğinde önemli bir güce dönüşebileceğinin altını çizerek, "Sadece bu topraklarda yetişen endemik bitki çeşitliliğimizi koruma, bereketli topraklarımızdan yeterince faydalanma noktasında da iş birliği yapmalıyız." dedi.

Kadınların kendi potansiyellerinin farkına varması, tarımsal üretim alanında hak ettikleri yeri edinmesi, gerek şehir hayatında gerekse kırsalda güçlerini ortaya koyması gerektiğine dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bağcılıktan hayvancılığa, meyvecilikten seracılığa, arıcılıktan ipek böcekçiliğine kadar çok çeşitli alanlarda faaliyet gösterdiğinizi biliyorum. Sizlerin çabası sadece tarımsal faaliyetlerimizi değil, ekonomiyi ve turizmi de güçlendiriyor. Son yıllarda Isparta'da lavanta yetiştiriciliğinin ne kadar farklı boyutlara ulaştığını biliyor ve memnun oluyoruz. Gülü ile meşhur Isparta şehrimiz, artık lavantasıyla turist çeken bir konuma gelmiştir. Kadınlarımızın burada üstlendiği rol son derece sevindiricidir.

Keza geçtiğimiz yıllarda ödüllendirdiğimiz kaz yetiştiriciliği, kekik ve sumak ekşisi üretimi yapan kadınlarımız var. Her biri ayrı ayrı değerdir. Lütfen başladığınız bu işlerde sürdürülebilir olun. Pes etmeyin. Emek verdiğiniz alanda adres haline gelin, ihracat yapın."

 "TÜRKİYE 79 ÜLKEYE TOHUM İHRACATI YAPAN BİR NOKTAYA GELDİ"

Emine Erdoğan, Türkiye'nin tohum ihracatının hızla artığına işaret ederek, "2002'de 145 bin ton sertifikalı tohumluk üretimimiz 15 yılda 7 kat arttı. İhracatımız ise 8 kat artarak ülkemizi 79 ülkeye tohum ihracatı yapan bir noktaya getirdi. 2023'te hedefimiz 2 milyon ton üretim ve 500 milyon dolarlık ihracattır. 2023'te dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girme hedefi, nüfusumuzun yarısını oluşturan kadınların ekonomik hayata katılımı ile mümkün olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Ulusal istihdam stratejisi çerçevesinde 2023'te kadınların iş gücüne katılım oranının yüzde 41'e çıkarılmasının hedeflendiğini belirten Emine Erdoğan, şöyle devam etti:

"Kırsalda yaşayan kadınlarımıza da fırsat eşitliği çerçevesinde güzel imkanlar verilmektedir. Bu çerçevede Tarım Bakanlığımız kırsal alanda yaşayan kadınlara yönelik tarım, ev ekonomisi ve sosyal konularda eğitim ve yayın hizmetleri sunmaktadır. Kooperatif kurmalarının desteklenmesine yönelik çalışmalar yürütmekte, tarıma dayalı iş kollarında kadın girişimciliğini özendirmektedir. Aile çiftçiliğini korumak ve sürdürülebilirliğini sağlamak için kadınlar başta olmak üzere çocuk ve gençlere yönelik eğitim programları hazırlamaktadır."

Emine Erdoğan, projeler sonucunda Türkiye'de ilk kez kırsalda lisanslı kadın seyisler yetiştirildiğini dile getirerek, kadın çiftçilerin koza üretimi ve balıkçı ağı tamirinde de fark ortaya koyduklarını söyledi.

2003-2017 yıllarında 2 milyondan fazla kadın çiftçinin eğitildiğini aktaran Emine Erdoğan, "İnanıyorum ki bu hizmetler kırsalda kadın girişimciliğini üst seviyeye çıkaracak ve yaşadıkları bölgenin ekonomisini daha da güçlendirecektir." dedi.

Erdoğan, Türkiye'nin dört bir yanı cennet olan bir coğrafyaya sahip olduğuna dikkati çekerek, şöyle konuştu:

"Bu zenginliği değerlendirebilirsek ulusal hedeflerimize ulaşabiliriz. Türkiye'nin ekonomik ve siyasi gücü dünyada her zaman daha da artmaktadır. Bizlerin de ilerleme sürecine yeni başarı hikayeleri ile destek vermemiz gerekiyor. Hepimizin çabası aynı nehire akıyor. Türkiye'nin büyüme hamlesine destek veren, bu çalışmalarda yer alan, alın terlerini esirgemeyen tüm kadınlarımızı tebrik ediyorum. Her birine gayretleri nedeniyle teşekkür ediyor, yeni başarı hikayeleri ile tanışmayı bekliyorum."

"2023 YILINA KADAR KADINLARIN İŞ GÜCÜNE KATILIM ORANINI YÜZDE 41 DÜZEYİNE ÇIKARMAYI HEDEFLİYORUZ’’

Programda bir konuşma yapan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk ise konuşmasına kadınların "15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü"nü tebrik ederek başladı.

Tüm kadınların takdir ve desteği hak ettiğini dile getiren Selçuk, kadınların tarihin her döneminde toplumun inşasında büyük görev ve sorumluluk üstlendiğini belirtti.

Bakan Selçuk, bilimde, sanatta, üretimde, aile hayatında ve yeri geldiğinde vatan savunmasında emeği ve cesaretiyle tarihe yön veren kahraman kadınların bulunduğunu söyledi.

Kadınların siyasette, eğitimde, hayatın her alanında olduğu gibi inovatif fikirleriyle girişimcilikte de ülkeye değer katmaya devam ettiğine dikkati çeken Selçuk, toplumun kurucu unsuru olduğu kadar kalkınmanın, refahın da sembolünün kadınlar olduğunu vurguladı.

Kadın elinin değmediği her işin zarafetten, güzellikten ve bereketten yoksun kaldığını anlatan Bakan Selçuk, toprağı işler gibi insanıj işleyen, yetiştiren ve nihayetinde topluma kazandıranın kadınlar olduğunun altını çizdi.

Selçuk, şöyle konuştu:

"Kadının, toplumun her kademesinde var olması ve eşit fırsatlardan yararlanıyor olması o ülkenin, o toplumun gelişmişlik göstergesi. İçinde bulunduğumuz çağda gelişmenin, sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması için kadınların iş gücünden azami ölçüde yararlanmak zorundayız. Bu amaçla üretimi artırmak için kadınların girişimcilik ruhuna ihtiyacımız var. Kadına imkan sunulduğunda, eşit şartlar sağlandığında üretimde neler başarabileceklerine şahit oluyoruz. 16 yıldır bu anlayışla çalışan hükümetimiz kadınlarımızın iş gücüne katılımını destekleyen politikaları hayata geçirdi."

"8 BİN 600 ÇİFTÇİ KADINA EĞİTİM VERİLDİ"

Tarım ve Orman Bakanlığı ve Türkiye Ziraat Odaları Birliği ile 2012'de imzalanan "Kadın Çiftçi Eğitimi İşbirliği Protokolü"nün de bu konuda atılan adımlardan olduğunu hatırlatan Bakan Selçuk, protokol kapsamında pilot iller de dahil gerçekleşen eğitimlerde 8 bin 600 çiftçi kadına eğitim verildiğini aktardı.

"Kadınların Ekonomik Fırsatlara Erişiminin Artırılması Projesi"nin 2012-2016 yıllarında yürütüldüğünü dile getiren Selçuk, kadın kooperatiflerinin desteklenmesi kapsamında "Türkiye'de Kadın Kooperatiflerinin Mevcut Durumu Raporu"nu Tarım ve Orman Bakanlığının katkılarıyla tamamladıklarını ifade etti.

Bakan Selçuk, kadınların ekonomik ve sosyal yaşama katılımlarının güçlendirilmesi, kadın erkek fırsat eşitliğinin tüm ana plan ve politikalara yansıtılması amacıyla "Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı'nın (2018-2023) hazırlandığına işaret etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 100 Günlük Eylem Planında Kadın Kooperatiflerinin Güçlendirilmesi çalışmalarının yer aldığını belirten Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Aldığımız tedbirler sayesinde kadın istihdamı ve kadınların iş gücüne katılım oranlarında ciddi artışlar sağladık. Bu bağlamda Türkiye, 2007-2017 yılları arasında kadın iş gücünü en fazla artıran ülke oldu. Kadın iş gücümüzü son 11 yılda 4 milyon 244 bin kişi artırdık. Ülkemiz, son 11 yılda kadın iş gücü sayısını yüzde 72 oranında artırarak OECD üye ülkeleri arasında ilk sırada yer aldı. Son 11 yılda ülkemizde kadın istihdamı yaklaşık 3,5 milyon arttı. OECD ülkeleri arasında ABD'den sonra kadın istihdamını en fazla artıran ülke konumunda olan Türkiye, Avrupa ülkeleri içerisinde de kadın istihdamını en fazla artıran ülke oldu."

"2017'DE 279 BİN KADIN KURSLARDAN FAYDALANDI"

Türkiye'nin kadın istihdamı konusunda birçok başarı elde ettiğini vurgulayan Bakan Selçuk, "2023 yılına kadar kadınların iş gücüne katılım oranını yüzde 41 düzeyine çıkarmayı hedefliyoruz. Bu hedefimize ulaşmak için gece gündüz demeden çalışıyor, tüm kamu kurumlarımızla iş birliği içerisinde projeler geliştiriyoruz." dedi.

İŞKUR vasıtasıyla işe yerleştirme faaliyetlerinin yanı sıra aktif iş gücü programları uyguladıklarını anlatan Selçuk, Mesleki Eğitim Kursları, İşbaşında Eğitim Programları ve Girişimcilik Eğitim Programlarının bu alanda düzenlenen projeler arasında yer aldığını söyledi.

Bu kapsamda 2002'de 571 kadının kurslardan faydalandığını, 2017'de toplam 279 bin kadının kurslardan faydalandığını ve meslek sahibi olduğunu hatırlatan Bakan Selçuk, bakanlığın, girişimcilik eğitim kursları ile farkındalık artırıcı projeler gibi uygulamalarla, çağın ihtiyacı olan niteliklerle iş gücü arasında bir köprü vazifesi gördüğünü belirtti.

Selçuk, "Düzenlediğimiz girişimcilik eğitim programı ile son 11 yılda yaklaşık 182 bin kadın vatandaşımıza girişimcilik eğitimi verdik. 2018 yılının 9 ayında ise bu rakam 27 bine ulaşmış durumda." diye konuştu.

"İŞİNİ KURAN KADINLARIMIZ TÜM İMKANLARI EN İYİ ŞEKİLDE KULLANIYOR"

Yapılan düzenlemeler, hayata geçirilen uygulamalar ve bu tip çalışmalar neticesinde kadınların, tarımın, bilimin, ticaretin, sanatın, sporun, kısacası hayatın her alanında bulunduğunu ve gün geçtikçe ağırlıklarının daha da arttığını anlatan Bakan Selçuk, hükümetin her daim üreticiden ve emektardan yana olan tavrının tarım sektöründeki girişimci kadınlara olumlu şekilde yansıdığını dile getirdi.

Tıpkı işlediği, mahsul aldığı toprak gibi sadakatiyle, fedakarlığıyla ve azmiyle kendi işini kuran, üretimini yapan kadınların sağlanan tüm imkanları en iyi şekilde kullandığına dikkati çeken Selçuk, bu yıl Şekerbank sponsorluğunda dördüncüsü gerçekleştirilen "Kadın Girişimci Çiftçiler Ödül Töreni"nin de bunun bir göstergesi niteliğinde olduğunu belirtti.

2015 yılında kurumun İŞKUR ve KOSGEB iş birliğinde başlattığı "Tarımda Kadın Girişimciliğinin Güçlendirilmesi Programı" kapsamında, her yıl girişimcilik eğitimi alan kadın çiftçilerin birbirinden değerli projeleriyle yarıştığını, bu sayede kadın çiftçilerin hazırladığı projelerin hayata geçirilmesinin sağlandığını aktaran Bakan Selçuk, "Kırsaldaki kadınlara imkan verildiğinde iyi birer girişimci olabileceklerini gösteriyor ve aynı zamanda farkındalık oluşturuyoruz. Kadın çiftçilerimiz aldıkları her ödülle yeni başarılara imza atmaya devam edecekler. Ben buna yürekten inanıyorum. Bugün burada bulunan kadın girişimcilerimiz, kadının isterse neleri başarabileceğini bizlere göstermişlerdir." değerlendirmesinde bulundu.

Ödül alan girişimci kadın çiftçileri tebrik eden Bakan Selçuk, örnek çalışmalarla kırsalda fark oluşturan kadınlar kategorisinde bulunanlara ödüllerini verdi.

Konuşmaların ardından Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Emine Erdoğan'a hediye tablo takdim etti. Tarımda Kadın Girişimciliğin Güçlendirilmesi Projesi Yarışması'nda ilk üç dereceye girenlere ödüllerini veren Emine Erdoğan, programın sonunda kadınlarla hatıra fotoğrafı çektirdi ve stantları gezdi.

 










© 2018 - | T.C. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
Emek Mahallesi 17. Cadde No:13 Pk: 06520 Emek / ANKARA