Milletimizin şanlı tarihi, kahramanlık destanlarıyla süslenen zaferlerle doludur. Bu zaferler ki yüzyıllar sonra da yankılanmaya, inancımıza inanç, gücümüze güç katmaya devam etmektedir.

 

18 Mart 1915'te, Çanakkale’de bir milletin yeniden doğuşunu sağlayan Millî Mücadele ruhu 102 yıl sonra bugün her birimizin gönlünde hâlâ aynı minnet ve saygıyla karşılık bulmaktadır.

 

20. Yüzyılın başında Osmanlı Devleti üç kıtaya yayılan bir savaş döngüsünde onlarca cephede vatan savunması için savaş vermiştir. Bir savaşın kaderinin zafere dönüştüğü bu cephelerden en önemlisi düşman kuvvetlerce İstanbul’un ele geçirilmesinin hedeflendiği ancak Gazi Mustafa Kemal komutasında düşmanın bozguna uğratıldığı Çanakkale Cephesi’dir.

 

Dünya tarihini değiştirecek bir savaşın çağrısını yaparak, Türk milletini Çanakkale’de kara ve deniz savaşlarıyla parçalamak isteyen düşmanlarımız, emsali görülmemiş bir destanın muhatabı olmuştur. Çanakkale Cephesi’nde vatan savunması adına siperlerde gözünü kırpmadan can veren ecdadımızın yazdığı kahramanlık destanı tarihin en parlak sayfalarında anılmaya devam etmektedir.

 

Vatan savunması uğruna toprağa düşen yiğitlerin onca zor koşula rağmen ulusumuza kazandırdığı Çanakkale Zaferi yalnızca Türk tarihinin değil Dünya tarihinin de kaydettiği önemli zaferlerden biridir. Bu zafer; 18 Mart Çanakkale Deniz Savaşı sırasında 215 okkalık mermiyi üç kez kaldırıp namlunun ucuna sürerek zafere giden yolu açan Seyit Onbaşı’nın, askerimize Mehmetçik adını veren Bigalı Mehmet Çavuş’un, bir avuç askeriyle koca orduyla baş eden Yahya Çavuş’un, korkusuz 57. Alay’ın, cephelere mermi taşıyan, gazilerimizin yaralarına merhamet dokuyan kadınlarımızın, Çanakkale’yi geçilmez kılan Kınalı Ali’lerin, yaşım kaç demeden vatan aşkının şehadetine yürüyen ana kuzularının zaferidir.

 

Milli Mücadele inancının ve ruhunun ilk meşalelerinin yakıldığı Çanakkale Zaferi’nden 102 yıl sonra da milletimiz aynı inanç, kararlılık ve ruhla geçmişine, bugününe ve geleceğine sahip çıkmaya devam etmektedir.

Ülkemizin bağımsızlığı ve bölünmez bütünlüğü için canlarını feda eden şehitlerimiz gönlümüzün en yüce mertebesinde daima saygı ve sevgiyle anılacak ve onların yazdığı kahramanlık destanı; kadınımız, erkeğimiz, gencimiz, yaşlımız ve bağımsızlık aşkımız ile daima geleceğe uzanacaktır.

 

18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü vesilesiyle başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Türk milletinin varlığı uğruna bir an bile tereddüt etmeden canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.

 










© 2017 - ÇSGB | T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
Emek Mahallesi 17. Cadde No:13 Pk: 06520 Emek / ANKARA