• İşyeri hekimliği ve iş güvenliği uzmanlığı eğitimini kimler ya da hangi kurumlar verir?
ÇASGEM, üniversiteler ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca yetkilendirilen kamu kurumları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, vakıf ve dernekler ile özel hukuk tüzel kişileri. Kısaca, yetki belgesine sahip her kurum verebilir, gerçek kişiler bu eğitimleri veremez.
  • İşyeri hekimliği kurslarına kimler katılabilir?
Türkiye’ ki tıp fakültelerinden ya da yurt dışındaki tıp fakültelerinden mezun olup, YÖK’ten denkliğini almış ve diploması Sağlık Bakanlığı’nca onaylanmış hekimler katılabilir.
  • Türk Tabipleri Birliğinden aldığım işyeri hekimliği sertifikası geçerli midir?
16.12.2003 tarihinden önce verilmiş sertifikalar geçerli kabul edilmektedir.
  • İşyeri hekimliği sertifikalarının geçerlilik süresi ne kadardır?
Geçerli sertifikalar alındıkları tarih itibariyle 7 yıl süreyle geçerlidir.
  • İşyeri hekimliği sertifikalarının geçerli olup olmadığını nasıl ayırt edebilirim?
Yönetmelikte de belirtildiği gibi, 16.12.2003 tarihinden önce TTB tarafından, bu tarihten sonra da Bakanlığın yani ÇASGEM’in verdiği işyeri hekimliği sertifikaları geçerlidir. Yani TTB’nin 16.12.2003 tarihinden sonra verdiği üniversitelerin de ambleminin olduğu sertifikalar Danıştay kararı, yönetmelik ve tebliği hükümleri gereği geçerli kabul edilmemektedir.
  • İş güvenliği uzmanlarının sertifikalarının geçerlilik süresi ne kadardır?
Belgenin alınış tarihinden itibaren yedi yıl süreyle geçerlidir. Yenileme eğitiminden sonra tekrar vize edilerek yedi yıl daha geçerlidir.
  • İş güvenliği uzmanlığı kurslarına kimler katılabilir?
Diplomasında mühendis ibaresi olanlar, teknik öğretmenler, fen ya da fen-edebiyat fakültelerinin fizik ya da kimya lisans mezunları ile meslek yüksekokullarının iş sağlığı ve güvenliği programından mezun olanlar.
  • Daha önce yani 15.8.2009 tarihinden önce Türk Mimar ve Mühendis Odaları Birliğinden aldığım iş güvenliği uzmanlığı sertifikası geçerli midir?
Hayır. İş güvenliği uzmanlığı, ilk defa 4857 sayılı Kanunla tanımlandığından 2004 yılından itibaren ÇASGEM tarafından verilen sertifikalar geçerlidir. Eğer, TMMOB yetki belgesi alırsa bu eğitimleri verebilir, zaten sertifika Bakanlık tarafından verilecektir.
  • Eğitim sonunda sınavları kim yapar?
Merkezi sınavı ÖSYM ya da Milli Eğitim Bakanlığı yapar.
  • Sınavlar ne kadar sıklıkla yapılır?
Bakanlığın belirleyeceği sayıda, muhtemelen yılda iki kez.
  • Eğitim sonunda aldığım katılım belgesi ile işyeri hekimliği ya da iş güvenliği uzmanlığı yapabilir miyim ?
Hayır. Sınavdan 70 puan aldıktan sonra Bakanlığın size verdiği sertifika ile yapılabilir.
  • Eğitim ve sınav sonrasında alacağım sertifikayı kim verecek?
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü.
  • İş güvenliği uzmanlarında kategori yükselmesi nasıl oluyor?
İş güvenliği uzmanlığına kabul edilecek meslek mensupları öncelikle C sınıfı sertifika sahibi olacaklar. İki yıl çalıştıktan sonra B sınıfı sertifikasını eğitim ve stajla birlikte sınavla elde edilecektir. Beş yıl çalıştıktan sonra da A sınıfı sertifikası için eğitim ve stajla birlikte sınavla elde edilebilecektir. Çalışmalar, iş güvenliği uzmanlığı sözleşmesi, İSG kurul karar fotokopileri ve çalışılan yerin SGK primlerini (emekli ise SGDP) yatırdıkları ile belgelenmelidir.
  • İş güvenliği uzmanlığı sertifikam yok ama yıllardır bu alanda çalışıyorum, şimdi ben de C sınıfından mı başlayacağım?
Evet.
  • Eski yönetmelik iptal edilmeden ÇASGEM’e A ya da B sınıfı için başvurmuştum, bu konuda bir hak iddia edebilir miyim?
Hayır. Tamamen yeni yönetmelik hükümleri geçerlidir.
  • Sınav sorularını kim ya da kimler hazırlıyor?
Merkezi sınavı yapan kurum kim ise o hazırlar. Sınav merkezince eğitim kurumlarından da soru bankasına katkı istenmektedir. Bakanlığın bir ilgisi bulunmamaktadır.
  • Sınavlarda ne tür sorular çıkar?
Bakanlıkça ilan edilen müfredat programıyla anlatılan konulardan çıkacaktır.
  • Derslere devam zorunluluğu var mı?
Teorik derslerin % 90’nına devam zorunludur. Ancak, eğitim kurumu uzaktan eğitim yapıyorsa bu oran sistemden de takip edilir. Sanal sınıf uygulaması zorunlu olup, adaylar sanal sınıfları takip etmek zorundadır.
  • Staj yapacağım yeri kim belirleyecek?
Eğitim kurumu ve katılımcı birlikte belirleyeceklerdir. Staj ilkeleri ise Bakanlık web sayfasından ilan edilmiştir, ayrıca eğitim kurumlarına da yazılmıştır.
  • Staj yapacağım yerin bir kriteri var mı?
Evet. İşyeri hekimi adayları bir işyeri hekiminin çalıştığı yerde, iş güvenliği uzmanı adayı ise bir ş güvenliği uzmanının çalıştığı yerde 40 saat staj yapacaktır. İş güvenliği uzmanının sertifika sınıfı aranmamaktadır.
  • Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlı ÇASGEM’in verdiği sertifika ile özel sektördeki eğitim kurumlarının verdiği sertifika arasında bir fark var mı?
Hayır. Eğitimi yetkili olmak şartıyla kim verirse versin, sınavda başarılı olanlar belge alabileceklerdir. ÇASGEM, üniversite ya da özel eğitim kurumlarının verdiği eğitim ve sonundaki eğitim katılım belgesinin yasal anlamda hiçbir farkı bulunmamaktadır.
  • Sınavda başarılı sayılmam için kaç puan almam gerekir?
70 puan almak gerekmektedir.
  • TTB ve TMMOB eğitim verecekler mi?
Bakanlıktan yetki belgesi almak şartıyla verebileceklerdir.
  • İşyeri hekimliği ve iş güvenliği uzmanlığı belgesinin geçerlilik süresi dolduğunda vize işlemleri nasıl olacak?
Yenileme eğitimlerine katıldıktan sonra eğitim kurumunun verdiği belge ile Bakanlığa başvuracaklardır. İlgili ücret yatırıldıktan sonra geçerli belgelere Bakanlıkça vize yapılacaktır.
  • Yedi yılın sonunda tekrar sınava girecek miyim?
Hayır. Sadece yenileme eğitimi zorunludur.
  • Sınavda 70 puanı alamazsam ne olur?
Sınava girdikten sonra bir takvim yılı içinde bir kez daha sınava girme hakkı bulunmaktadır. Ancak, bu hakkını kullanmayan veya iki sınavda da başarılı olamayan adaylar yeniden eğitim programına katılmak zorundadır.
  •  Kıdem tazminatının ödenmesi için gereken koşullar nelerdir?
1475/14 kapsamında çalışanlara belirli şartlarla kıdem tazminatı ödenmektedir. Buna göre aynı işverene bağlı çalışma süresinin en az 1 yıl olması ve iş sözleşmesinin; * İşveren tarafından iyi niyet ve ahlak kurallarına aykırılık nedenleri dışındaki nedenlerle, * İşçi tarafından sağlık, iyi niyet ve ahlak kuralarına aykırılık veya işyerinde işin durması benzeri nedenlerle, * Askerlik görevi nedeni ile, * Emeklilik hakkının elde edilmesi veya bu kapsamda gereken sigortalılık süresi ve prim gününün doldurulması nedeni ile, * Kadın işçinin evlenmesi nedeni ile, * İşçinin ölümü nedeni ile feshi halinde çalışma süresinin gerektirdiği kıdem tazminatı ödenmektedir.
  • İşten kendi isteğiyle ayrılan işçi kıdem tazminatı alabilir mi?
Kural olarak işten kendi isteğiyle (istifa) ayrılan işçi, kıdem tazminatı alamamaktadır. Ancak; iş sözleşmesinin askerlik görevi, emeklilik hakkının elde edilmesi, sağlık problemlerinin işin yapılmasına sürekli bir biçimde engel oluşturduğunun belgelenmesi, işverenin iyi niyet ve ahlak kurallarına aykırı davranışlarda bulunması nedenleri ile işçi tarafından feshi halinde (istifa), çalışma süresinin en az 1 yıl olması koşulu ile kıdem tazminatı hakkı alınabilmektedir. 3- Evlilik nedeni ile işten ayrılan kadının kıdem tazminatı alabilmesi için        gereken şartlar nelerdir? Yasal düzenleme gereği; Kadın işçilerin evlilik nedeni ile işten ayrılması durumunda, çalışma süresinin gerektirdiği kıdem tazminatı ödenmektedir. Bu haktan yararlanılabilmesi için; iş sözleşmesinin evlilik tarihinden itibaren 1 yıl içinde yazılı olarak feshi, evliliği gösteren belgenin işverene sunulması, feshin gerekçesinin evlilik olduğunun açıkça belirtilmesi gerekmektedir.
  • Kıdem tazminatı hakkı nasıl hesaplanır?
Herhangi bir iş sözleşmesinin kıdem tazminatını gerektiren bir nedenle feshi durumunda, çalışılan her tam yıl için 30 günlük brüt ücret tutarında kıdem tazminatı ödenmektedir. Bir yıldan artan sürelerde oranlanarak hesaplamaya dahil edilecektir. Kıdem tazminatı hesaplamaları sırasında işçiye ödenen ücretin yanısıra, kendisine düzenli olarak sağlanan tüm para ve para ile ölçülebilen menfaatlerin (yol parası, yemek parası, düzenli olmak koşulu, ikramiye ödemeleri v.b.) brüt tutarları dikkate alınmaktadır. Her tam çalışma yılı için ödenen kıdem tazminatı tutarı, fesih tarihinde geçerli olan kıdem tazminatı tavanı ile sınırlandırılmıştır.
  • İhbar tazminatı hakkı nedir, hangi hallerde ödenmektedir?
4857/17 gereği iş sözleşmesini fesih etmek isteyen taraf; feshi yazılı olarak ve çalışma süresinin gerektirdiği bildirim süresine bağlı kalarak diğer tarafa iletmekle yükümlüdür. İş sözleşmeleri; * İşi altı aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak iki hafta sonra, * İşi altı aydan bir buçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak dört hafta sonra, * İşi bir buçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak altı hafta sonra, * İşi üç yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirim yapılmasından başlayarak sekiz hafta sonra feshedilmiş sayılır. İş sözleşmesini belirlenen bildirim sürelerine uymaksızın fesih eden taraf, söz konusu sürenin ücretini ihbar tazminatı olarak diğer tarafa ödemek durumundadır. Bildirim süreleri bölünemez, kısmen uygulanamaz. Böylesi bir uygulama halinde, tüm bildirim süresi esas alınarak ihbar tazminatı ödenmesi gerekecektir. 6- İşçinin ihbar tazminatına hak kazanmasının esasları nelerdir? 4857 sayılı İş kanunu 17. madde uyarınca iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa yazılı olarak bildirilmesi esastır. Madde gereğince; 6 aya kadar süren çalışmalarda 2 hafta, 6 aydan 1,5 yıla kadar süren çalışmalarda 4 hafta, 1,5 yıldan 3 yıla kadar süren çalışmalarda 6 hafta, 3 yıldan uzun süren çalışmalarda 8 hafta bildirim süresi uygulanmaktadır. İş sözleşmesini performansa, işçinin davranışlarına, işin, işletmenin veya işyerinin gereklerine dayalı olarak fesih etmek isteyen işveren, feshi yazılı olarak ve bu sürelere bağlı kalarak işçiye iletmekle yükümlüdür. İş sözleşmesini bildirim süresi vermeksizin fesih eden işveren, bu sürenin ücretini ihbar tazminatı olarak ödemekle yükümlüdür. Öte yandan; İş sözleşmelerinin işçi tarafından feshi, işveren tarafından deneme süresi içinde veya 4857/25 ile belirlenen esaslar çerçevesinde feshi halinde işçiye herhangi bir ihbar tazminatı ödenmeyecektir. İş sözleşmesinin işçi tarafından haklı nedenle fesih esasları dışında bir nedenle feshi halinde aynı bildirim süreleri işçi içinde geçerli olup, buna aykırı iş sözleşmesi fesihlerinde işverenin ihbar tazminatı talebi de gündeme gelebilecektir.
  • İşten kendi isteğiyle ayrılan işçi ihbar tazminatı alabilir mi?
İş sözleşmelerinin feshinden önce bildirim süresine bağlı kalınarak diğer tarafa yazılı bildirimde bulunulması esastır. İşten ayrılmak (istifa) isteyen işçi , sağlık nedenleri, iyi niyet ve ahlak kurallarına aykırılık veya işin durması benzeri nedenler dışındaki işten ayrılmalarda işverenine bildirim süresini dikkate alarak yazılı bildirimde bulunmakla yükümlüdür. İşçinin kendi isteğiyle işten (istifa) ayrılması durumunda , ayrılmanın nedeni önem taşımaksızın herhangi bir ihbar tazminatı hakkı oluşmamakta, böylesi bir talepte bulunamamaktadır. İşten ayrılmanın yukarıda sayılan nedenler dışında bir gerekçeye dayanması ve işçinin bildirim süresine uymaksızın işi bırakması halinde, işverenin talep etmesine bağlı olarak işi bildirim süresine uymadan bırakan işçi ihbar tazminatı ödemek durumunda kalacaktır.
  • İşyerinin satılması durumunda işçi kıdem tazminatının ödenmesini isteyebilir mi?
Herhangi bir işyerinin kısmen veya tümüyle devredilmesi durumunda, söz konusu işyerinde çalışmakta olanlar aynı şartlarla çalışmaya devam edeceklerdir. İşyerinin devri, çalışanların yasal hakları konusunda herhangi bir kayba yol açmayacak, çalışanlara işyerinin devri nedeni ile kıdem tazminatı ödenmesi gerekmeyecektir. Gerek kıdem tazminatı, gerekse yıllık ücretli izin haklarının belirlenmesi gerektiğinde devir öncesi ve devir sonrası oluşan toplam çalışma süresi esas alınacaktır.
  • İşyerinin taşınması veya çalışma şartlarının değiştirilmesi halinde işçi kıdem tazminatını alarak işten ayrılabilir mi?
İşveren işçi ilişkileri, yasa ile belirlenen esaslar çerçevesinde iş sözleşmelerinde düzenlenmektedir. Bu kapsamda; işin niteliği, görev tanımları, çalışma süre ve koşulları, işçiye ödenecek ücret ve diğer esaslar iş sözleşmelerinde düzenlenmektedir. İş sözleşmesi hükümleri, işyeri uygulamaları veya çalışma koşulları konusunda değişiklik yapmak isteyen işveren, durumu yazılı olarak bildirmek ve işçinin onayını almakla yükümlüdür. İşçi tarafından 6 gün içinde kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamamaktadır. İş sözleşmesinin bu nedenle feshi halinde, kıdem tazminatı ve bildirim süreleri konusundaki yükümlülüklere bağlı kalınacaktır
  • Ücreti artırılmayan işçi kıdem tazminatını alarak işten ayrılabilir mi?
Ücretlerin hangi dönemlerde veya oranlarda artırılacağına ilişkin herhangi bir çerçeve belirlenmiş durumda değildir. Ücret uygulamaları konusundaki yasal düzenleme asgari ücretin altında ücretle işçi çalıştırılamayacağı ile sınırlıdır. Bunun ötesinde ücret uygulamalarına ilişkin esaslar, iş sözleşmelerinde belirlenebilmektedir. İş sözleşmesinde bağlayıcı bir hüküm bulunmaması halinde, uygulamaya ilişkin inisiyatif işverene aittir. İş sözleşmesinde herhangi bir hüküm bulunmamasına karşın, ücret artışlarındaki anlaşmazlık nedeni ile işten ayrılan işçi istifa etmiş sayılacağından, herhangi bir tazminat hakkı oluşmayacaktır
  • İşe iade haklarından yararlanılabilmek için gereken şartlar nelerdir?
İş sözleşmesini fesih etmek isteyen işveren; feshi yazılı olarak bildirmek, feshin gerekçesini açıkça belirtmek, feshe bağlı olarak ortaya çıkan tüm hakları fesih tarihinde işçiye ödemekle yükümlüdür. İş sözleşmesinin neden belirtilmeksizin feshi veya belirtilen nedenin gerçeği yansıtmadığı iddiasında bulunulması durumunda, feshin geçersizliği ve işe iade talebinde bulunulabilmektedir. İşe iade hükümlerinden yararlanılabilmesi için; söz konusu işyerinde en az "30" işçi çalıştırılıyor olması, iş sözleşmesi fesih edilen işçinin ilgili işverene bağlı çalışma süresinin en az "6" ay olması, fesih tarihinden itibaren 30 gün içinde iş mahkemesine başvurularak dava açılması gerekmektedir.
  • İzin almadan işe devamsızlık yapan işçi ile ilgili yapılması gereken işlem nedir?
4857/25-II iş sözleşmesinin işveren tarafından bildirim süresi verilmeksizin ve kıdem tazminatı ödenmeksizin feshine ilişkin esasları düzenlemektedir. Bu kapsamda; İşvereninden izin almaksızın veya haklı bir nedene dayanmaksızın ardı ardına 2 gün, aynı ay içinde 3 gün veya aynı ay içinde tatil günlerini takip eden 2 gün işe devamsızlık yapan işçinin iş sözleşmesi, bildirim süresi verilmeksizin ve kıdem tazminatı ödenmeksizin fesih edilebilmektedir.
  • Uzun süreli rapor alan işçinin iş sözleşmesi bu nedenle fesih edilebilir mi?
İş sözleşmesinin işveren tarafından sağlık nedenlerine dayalı devamsızlıklar kapsamında feshi mümkün olabilmektedir. Böylesi bir feshin mümkün olabilmesi için; rapor süresinin çalışma süresine bağlı olarak belirlenen bildirim süresini "6" hafta aşması, iş sözleşmesinin feshi sonucunda kıdem tazminatı hakkının ödenmesi gerekmektedir.
  • Fazla çalışma ücretine hangi hallerde hak kazanılmaktadır?
Yasal düzenleme gereği haftalık normal çalışma süresi 45 saat olarak uygulanmakta, bu süreyi aşan çalışmalar fazla çalışma olarak değerlendirilmektedir. Ayrıca; ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışılması halinde, bu çalışmalar için de fazla çalışma ücreti ödenmesi gerekmektedir. Çalışma süresinin hesabı sırasında işçilere verilen ara dinlenme süreleri (yemek molaları, çay molaları v.b.) çalışma süresinden sayılmamaktadır. Günlük çalışma süresinin belirlenmesi sırasında bu süreler dikkate alınmamaktadır.
  • Eşinin doğum yapması nedeni ile işçiye kaç gün izin verilmesi gerekmektedir?
Çalışanlara eşinin doğum yapması nedeni ile izin verilmesi yönünde bir hüküm bulunmamaktadır. Bu konudaki uygulama iş sözleşmelerinde belirlenebilmektedir. İş sözleşmesinde bağlayıcı bir hüküm bulunmaması durumunda, böylesi izin talepleri işverenin onayına tabidir.
  • Çalışma süresi 5 yıl olan işçinin yıllık ücretli izin hakkı kaç gündür?
Yıllık ücretli izin haklarının belirlenmesi sırasında aynı işverene bağlı olarak çalışılan süre esas alınmaktadır. Aynı işverene bağlı çalışma süresi; * 1 yıldan 5 yıla kadar olan çalışanlara 14 gün, * 6 yıldan "14" yıla kadar olan çalışanlara 20 gün, * 15 yıl veya daha fazla olan çalışanlara 26 gün yıllık ücretli izin hakkı verilmektedir. * 18 ve daha küçük veya 50 ve daha büyük yaştaki çalışanlara verilen yıllık ücretli izin hakkı 20 günden az olamamaktadır.
  • Çalışanlara hamilelik ve doğum hallerinde sağlanan haklar nelerdir?
4857/74 kapsamında; Kadın işçilerin doğumdan önce 8 ve doğumdan sonra 8 hafta olmak üzere, toplam 16 hafta çalıştırılmamaları esastır. Çoğul gebeliklerde doğum öncesi izin süresine 2 hafta eklenmektedir. İşçinin isteğine ve doktor raporuna dayalı olması koşulu ile doğuma 3 hafta kalana dek çalışılabilmekte, bu durumda doğum öncesi kullanılmayan izin süresi doğum sonrasına aktarılabilmektedir. Bu iznin bitiminde yazılı talepte bulunan işçiye, 6 aya kadar ücretsiz izin verilmektedir. Ayrıca; izin bitiminde işe başlayan işçiye çocuğun 1 yaşına gelmesine dek günde 1,5 saatlik süt izni verilmesi gerekmektedir.
  • Hamilelik veya doğum nedeni ile işten ayrılan işçi, kıdem tazminatına hak kazanır mı?
İşten kendi isteğiyle (istifa) ayrılan işçinin , herhangi bir tazminat hakkı oluşmamaktadır. Yasal düzenleme açısından hamilelik veya doğum nedenine dayalı işten ayrılmalar istifa olarak değerlendirildiğinden, bu nedenlerle işten ayrılan işçi tazminat haklarından vazgeçmiş sayılmaktadır.
  • Çalışanların raporla belgelenmiş sağlık nedenlerine dayalı işe devamsızlıklarında işveren tarafından ücret ödenir mi?
Sosyal sigorta düzenlemeleri açısından; Çalışanların sağlık nedenlerine dayalı işe devamsızlıklarının 2 günden sonrası için yasa ile belirlenen esaslar çerçevesinde SSK tarafından geçici iş göremezlik ödeneği verilmektedir. Bu kapsamdaki devamsızlıklarda işveren tarafından ücret ödenmesi yönünde bir zorunluluk bulunmamaktadır. Bu konudaki uygulama iş sözleşmelerinde belirlenebilmektedir. İş sözleşmesinde bağlayıcı bir hüküm bulunmaması durumunda uygulamaya ilişkin inisiyatif işverene aittir.
  • İşçiler deneme süresi veya başka bir gerekçe ile sigorta bildirimi yapılmaksızın çalıştırılabilir mi?
Çalışanların işe başlama tarihinden itibaren çalıştıkları sürece sigorta bildirimlerinin yapılması ve gerekli sigorta primlerinin ödenmesi esastır. İş sözleşmesinde deneme süresi düzenlenmiş olması veya başka bir nedenle sigorta bildirimi yapılmaksızın işçi çalıştırılamaz. Sigorta bildirimlerinin yapılmaması veya eksik bildirim hallerinde, bağlı bulunulan SSK müdürlüğüne başvurulması gerekmektedir.
  • İşsizlik sigortasından yararlanma şartları nelerdir?
İşsizlik sigortasına ilişkin düzenlemeler gereği 4447/51 iş sözleşmelerinin; - İşveren tarafından iyi niyet veya ahlak kurallarına aykırılık nedenleri dışındaki nedenlerle, - İşçi tarafından sağlık, iyi niyet ve ahlak kurallarına aykırılık veya işyerinde işin durmasını gerektiren nedenlerle, - Belirli süreli iş sözleşmelerinde süre bitimi nedeni ile feshi durumunda işsizlik ödeneğinden yararlanılabilmektedir. İşsizlik ödeneğinden yararlanılabilmesi için ayrıca; son 3 yılda en az 600 gün ve son 120 günde kesintisiz işsizlik sigortası primi ödenmiş olması, fesih tarihinden itibaren 30 gün içinde işten ayrılma bildirgesi ile ilgili İş Kur müdürlüğüne yazılı talepte bulunulması gerekmektedir.
  • Asgari geçim indirimi -AGI- nasıl hesaplanmaktadır?
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 32. maddesinde yapılan düzenleme doğrultusunda 01.01.2008 tarihinden geçerli olmak üzere ücretlerin vergilendirilmesi sırasında asgari geçim indirimi AGI uygulanmaktadır. Düzenleme uyarınca; ücret geliri elde eden çalışanların ödeyecekleri gelir vergisi hesaplandıktan sonra belirlenen esaslar çerçevesinde hesaplanan AGI tutarı ödenecek gelir vergisinden indirilmektedir. Buna göre takvim yılı başında geçerli olan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgari ücret tutarı esas alınmaktadır. Brüt asgari ücretin yıllık toplamına bağlı olarak AGI matrahı belirlenmektedir. Bu matrahın hesabı için; Ücretlinin kendisi için %50, Evli ve eşi çalışmayan ücretlilerin eşleri için %10, Bakmakla yükümlü olunan çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere ilk iki çocuk için %7,5, diğer çocuklar için %5 oranı esas alınarak AGI oranı bulunmakta, bu oran yıllık brüt asgari ücret tutarı ile çarpılmaktadır.
  • İşyeri bildirgesi ne zaman verilmelidir?
İşçi çalıştırılmaya başlanan bir işyeri icin, en geç sigortalı çalıştırılmaya başlanan tarihte belirlenen işyeri bildirgesi formu ve gerekli belgeler ile işyeri bildirgesi verilmesi gerekmektedir. Sigortalı çalıştırılan bir işyerini devralan işveren, en geç devir tarihinden itibaren 10. gün işyeri bildirgesi vermek durumundadır. Bulunduğu ilden başka bir ile nakil edilen işyerleri için de 10 günlük sürede işyeri bildirgesi verilmesi gerekmektedir. Ayni il içindeki işyeri nakillerinde ise, işyeri bildirgesi verilmesi gereği bulunmamakta, yalnız adres değişiklik bildirimi yeterli olmaktadır.
  • İş kazasında geçici iş göremezlik verilmesi için sigortalılık süresinin en az kaç gün olması gereklidir?
Sigortalıların sağlık nedenlerine dayalı devamsızlıklarında belirlenen esaslar çerçevesinde geçici iş göremezlik ödeneği verilmektedir. İş kazasına uğrayan sigortalı, sigortalılığının ilk gününde kazaya uğramış olsa bile kendisine geçici iş göremezlik ödeneği verilecektir. İş kazalarında geçici iş göremezlik ödeneğine hak kazanılabilmesi için herhangi bir prim günü sınırı bulunmamaktadır.
  •  İşsizlik ödeneğinden yararlanma koşulları nelerdir?
İşsizlik sigortasına ilişkin esaslar, "4447" sayılı Kanun'la belirlenmektedir. Buna göre herhangi bir sigortalının işsizlik ödeneğinden yararlanabilmesi için öncelikle iş sözleşmesinin işçinin kusrundan veya kendi isteğinden kaynaklanmayan bir nedenle feshi gerekmektedir. Ayrıca; işsizlik ödeneğinden yararlanmak isteyen sigortalının işten ayrılma tarihinden önceki "3" yılda en az "600"gün ve son "120" günde eksiksiz olarak işsizlik sigortası primi ödemiş olması gerekmektedir. Bu koşulları sağlayan sigortalı, işten ayrılma tarihinden itibaren İş Kurumu'na yazılı başvuruda bulunarak işsizlik ödeneğinden yararlanabilecektir.
  • Doğum nedeniyle kullanılacak ücretli ve ücretsiz izin sürelerinin, yıllık ücretli izin hakkı elde edilmesi için geçmesi gereken süreye etkisi nedir?
4857 sayılı İş Kanunu'nun 74. maddesine göre, kadın işçilerin doğumdan önce 8 hafta ve doğumdan sonra 8 hafta olmak üzere toplam 16 hafta ücretli izin hakları bulunmaktadır. Aynı Kanun'un 55. maddesi uyarınca; bu süreler, yıllık ücretli izin hakkının hesabında çalışılmış gibi sayıldığından elde edilen yıllık ücretli izin hakkının kullanılmasına engel teşkil etmez. Ayrıca, doğum yapan işçiye isteği halinde 16 haftalık ücretli izin hakkının dolmasından itibaren 6 aya kadar ücretsiz izin verilebilmektedir.
  • Bir yıllık çalışma süresi dolmamış bir işçinin yıllık ücretli izin hakkı var mıdır?
Yıllık ücretli izin uygulamalarına ilişkin esaslar, 4857 sayılı iş Kanunu 53/61. maddeleri ve uygulamanın detaylarını açıklayan yönetmelik ile belirlenmektedir. Yasal düzenlemeler açısından; aynı işverene bağlı çalışma süresi deneme süresi de içinde olmak üzere en az 1 yıl olan işçinin yıllık ücretli izin hakkı oluşmaktadır. Düzenleme gereğince Aynı işverene bağlı çalışma süresi; a) Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlara ondört günden, b) Beş yıldan fazla onbeş yıldan az olanlara yirmi günden, c) Onbeş yıl (dahil) ve daha fazla olanlara yirmialtı günden, Az olamaz.
  • İşçilere ücret kesme cezası verilmesinin koşulları nelerdir?
Çalışanlara hangi durumlarda ve koşullarla ücret kesme cezası verilebileceği yasa ile düzenlenmektedir. 4857 sayılı İş Kanunu 38. madde ile yapılan düzenleme gereği; çalışanlara ücret kesme cezası verilebilmesi için durumun iş sözleşmesi veya toplu sözleşme hükümleri ile belirlenmiş olması gerekmektedir. İşçiye ücret kesme cezası verilmesi halinde durum nedenleri ile birlikte işçiye yazılı olarak bildirilecek, bir ayda verilen ücret kesme cezası tutarı işçinin 2 günlük ücretini geçemeyecektir. İşçilere verilen ücret kesme cezası tutarlarının kesildiği tarihten itibaren bir ay içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın bu amaçla açılmış hesabına yatırılması gerekmektedir. Bu paralar işçilerin eğitimi ve sosyal hizmetleri için harcanacaktır.
  • Şubat ayında tam çalışan bir sigortalı için kaç gün üzerinden prim ödenmelidir?
Sosyal sigorta mevzuatı açısından aylar kaç gün sürdüklerine bakılmaksızın (28, 29, 30, 31) 30 gün olarak dikkate alınmaktadır. Herhangi bir ayda eksik çalışması bulunmayan bir sigortalı için ilgili ayın kaç gün sürdüğüne bakılmaksızın 30 gün üzerinden sigorta bildirimi yapılmaktadır. Bu durum Şubat ayı için de aynen geçerlidir. Öte yandan; ilgili ayda eksik çalışması bulunan sigortalının prim günü sayısı, çalıştığı gün sayısına bakılarak belirlenmektedir. Söz gelimi; Şubat ayında "3" gün raporlu bulunan bir sigortalı, Şubat ayı 28 gün sürdüğü için (2010 yılı için) 25 gün çalışmış olacaktır.
  • Emeklilik nedeni ile işten ayrılan işçi aynı işyerinde çalışabilir mi?
Sosyal Güvenlik mevzuatının gerektirdiği şartları sağlayan sigortalı, emeklilik haklarından yararlanabilmektedir. Bu kapsamda, emeklilik hakkını elde etmiş olan sigortalı, emeklilik nedeni ile iş sözleşmesini fesih edebilmekte, çalışma süresinin gerektirdiği kıdem tazminatını alabilmektedir. Bu haktan yararlanılabilmesi için; bağlı bulunulan Sosyal Güvenlik Müdürlüğü'ne emeklilik başvurusu yapılması, emeklilik hakkının elde edildiğini ve kıdem tazminatının ödenebileceğini gösteren yazı ile iş sözleşmesinin feshi gerekmektedir.
  • Çalışanlara yol ve yemek verilmesi gerekli midir?
İş Kanunu gereği bir iş sözleşmesine bağlı olarak çalışan bir işçiye, asgari ücretin altında olmamak koşulu ile ücret ödenmesi zorunludur. 01.01-30.06.2010 için brüt asgari ücret 729 TL olarak uygulanmaktadır. Çalışanlara ücret dışında yapılacak her türlü ödeme ve sağlanacak menfaat için iş sözleşmeleri hükümleri önem taşımaktadır. Bir çalışana yol ve yemek parası ödenmesi, servis sağlanması veya işyerinde yemek verilmesi; iş sözleşmesi hükümleri ile belirlenmektedir.
  • SGK İşten Ayrılma Bildirimi hangi durumda yapılmalıdır?
01.10.2008 tarihinden başlanarak çalışanların sigortalılıklarının sona ermesinde sigortalı işten çıkış bildiriminin SGK'ya yapılması gerekmektedir. 01.08.2009 tarihinden geçerli olarak bu bildirimin sigortalılığın sona ermesinden itibaren 10 gün içinde yapılmaması halinde idari para cezası uygulanmaktadır. Bu kapsamda; çalışanların işten ayrılmaları durumunda (işten ayrılma nedeni belirtilerek) sigortalı işten çıkış bildiriminin bu sürede yapılması önem taşımaktadır.
  • Performans düşüklüğü nedeniyle iş sözleşmesi fesih edilebilir mi?
4857 sayılı İş Kanunu'nun 18-21 maddeleri gereği; herhangi bir iş sözleşmesinin işveren tarafından feshi durumunda, feshin yazılı olarak bildirilmesi, feshin gerekçesinin açıkça belirtilmesi, feshe bağlı olarak ortaya çıkan yasal hakların fesih tarihinde işçiye ödenmesi gerekmektedir. İş sözleşmesinin işçinin performansına dayalı olarak feshinin mümkün olabilmesi için, işçinin bu konuda savunmasının alınması, gerekiyorsa performansının izlenmesi için kendisine bir süre verilmesi esastır. Performansa dayalı fesihlerde, feshe temel oluşturan performans ölçümlerinin somut ve ölçülebilir verilere dayanması gerekecektir. Subjektif değerlendirmelere dayalı performans ölçümleri, iş sözleşmesinin feshine temel oluşturamaz. İş sözleşmesinin objektif ölçümlerden uzak performans değerlendirmelerine dayalı olarak feshi, fesih sırasında yasa ile belirlenen fesih usüllerinin yerine getirilmemesi; işçinin feshin geçersizliği ve işe iade talebi ile yargı yoluna başvurması ve mahkeme sonucunda işe iade kararı ile karşı karşıya kalınması sonucunu gündeme getirebilecektir.
  • Özel sektörde çalışanın, kaç yıldan sonra istifa sonucu kıdem tazminatı hakkı vardır?
Kıdem tazminatına ilişkin düzenlemeler gereği, iş sözleşmesini kendi isteğiyle fesih eden işçinin (istifa), herhangi bir tazminat hakkı oluşmamaktadır. Çalışma süresinin belirli bir süreyi aşması, bu konudaki genel uygulamayı değiştirmemektedir. Öte yandan; iş sözleşmesini fesih etmek isteyen işçi (istifa), feshi yazılı olarak ve çalışma süresine göre 2 ile 8 hafta arasında değişen sürelerle uygulanan bildirim süresine bağlı kalarak işverenine iletmekle yükümlüdür.
  • Tatil günlerinde fazla çalışma yapan bir işçinin, bu çalışma karşılığındaki ücreti nasıl hesaplanmaktadır?
Ulusal bayram ve genel tatil günlerinin ücretleri herhangi bir çalışma karşılığı olmaksızın çalışanlara ödenmektedir. Söz konusu günlerde yasal düzenlemelerle açıklanan esaslara dayalı olarak fazla çalışma yapılması durumunda, bu çalışma karşılığında bir günlük fazla çalışma ücreti ödenecektir. Böylece, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışan işçi, çalıştığı her tatil günü için 2 günlük ücrete hak kazanacaktır. Ücretleri aylık "maktu" olarak belirlenmiş olan, ay içerisinde bazı günlerde çalışılmasa bile aynı ücreti ödenen işçilere, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmamaları durumunda, almakta oldukları aylık "maktu ücretlerinin dışında herhangi bir tatil günü ücreti ödenmemektedir. Aylık "maktu" ücret esasına dayalı olarak çalışan işçilerin ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmaları durumunda, çalışılan her tatil günü için bir günlük fazla çalışma ücreti ödenecektir.
  • Ücretlere hangi aralıklarla ve hangi oranlarda artış uygulanmalıdır?
Yasal düzenleme gereği, işçi işveren ilişkileri iş sözleşmeleri yolu ile saptanmaktadır. İş sözleşmeleri yasaya aykırı olmamak şartıyla taraflarca serbestçe hazırlanabilmektedir. İşçiye ödenecek ücret konusundaki yasal düzenleme, asgari ücret uygulamasıyla sınırlıdır. Herhangi bir işçiye verilecek ücret, yürürlükte bulunan asgari ücretin altında olamayacaktır. Bunun ötesinde, ücretlerin belirlenmesi, artış zaman ve oranları konusunda herhangi bir yasal çerçeve belirlenmiş durumda değildir. Bu konu iş sözleşmesi hükümleri ile açıklığa kavuşturulabilecektir.
  • Çalışanın kendisine önerilen yeni pozisyonu kabul etmemesi durumunda işverenin yaptırım hakkı doğar mı?
Sözleşmede iş değişikliklerinin çalışan tarafından kabul edileceği yönünde bir madde bulunması, işverene bu konuda istediği değişiklikleri yapabilme olanağı vermektedir. Yapılan değişiklikleri kabul etmemeniz durumunda, sözleşmede yer alan bu hükme dayanılarak "sözleşmeye aykırılık" gerekçesiyle iş sözleşmesi fesih edilebilir. Sözleşmedeki hüküm açık bir biçimde bu konuya yer verdiğinden, aksi yönde bir hak iddia etmek mümkün olmayacaktır.
  • İşyeri hekimliği ve iş güvenliği uzmanlığı eğitimini kimler ya da hangi kurumlar verir?
ÇASGEM, üniversiteler ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca yetkilendirilen kamu kurumları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, vakıf ve dernekler ile özel hukuk tüzel kişileri. Kısaca, yetki belgesine sahip her kurum verebilir, gerçek kişiler bu eğitimleri veremez.
  • İşyeri hekimliği kurslarına kimler katılabilir?
Türkiye’ ki tıp fakültelerinden ya da yurt dışındaki tıp fakültelerinden mezun olup, YÖK’ten denkliğini almış ve diploması Sağlık Bakanlığı’nca onaylanmış hekimler katılabilir.
  • Türk Tabipleri Birliğinden aldığım işyeri hekimliği sertifikası geçerli midir?
16.12.2003 tarihinden önce verilmiş sertifikalar geçerli kabul edilmektedir.
  • İşyeri hekimliği sertifikalarının geçerlilik süresi ne kadardır?
Geçerli sertifikalar alındıkları tarih itibariyle 7 yıl süreyle geçerlidir.
  • İşyeri hekimliği sertifikalarının geçerli olup olmadığını nasıl ayırt edebilirim?
Yönetmelikte de belirtildiği gibi, 16.12.2003 tarihinden önce TTB tarafından, bu tarihten sonra da Bakanlığın yani ÇASGEM’in verdiği işyeri hekimliği sertifikaları geçerlidir. Yani TTB’nin 16.12.2003 tarihinden sonra verdiği üniversitelerin de ambleminin olduğu sertifikalar Danıştay kararı, yönetmelik ve tebliği hükümleri gereği geçerli kabul edilmemektedir.
  • İş güvenliği uzmanlarının sertifikalarının geçerlilik süresi ne kadardır?
Belgenin alınış tarihinden itibaren yedi yıl süreyle geçerlidir. Yenileme eğitiminden sonra tekrar vize edilerek yedi yıl daha geçerlidir.
  • Daha önce yani 15.8.2009 tarihinden önce Türk Mimar ve Mühendis Odaları Birliğinden aldığım iş güvenliği uzmanlığı sertifikası geçerli midir?
Hayır. İş güvenliği uzmanlığı, ilk defa 4857 sayılı Kanunla tanımlandığından 2004 yılından itibaren ÇASGEM tarafından verilen sertifikalar geçerlidir. Eğer, TMMOB yetki belgesi alırsa bu eğitimleri verebilir, zaten sertifika Bakanlık tarafından verilecektir.
  • Yabancı uyruklulara çalışma izni hangi makam tarafından verilir?
4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanuna göre, yetkili merci Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığıdır. Ancak, yapılan düzenleme sonucunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bilgi vermek koşuluyla; — Milli Savunma Bakanlığı, — Sağlık Bakanlığı, — Dış Ticaret Müsteşarlığı, — Yüksek Öğretim Kurulu mevcut yetkileri çerçevesinde çalışma izinlerini vermeye devam edeceklerdir. Bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları, kendi kurumlarında ihtiyaçları olan yabancı personeli yetkilerini kullanarak istihdam etmeye, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bilgi vermek koşuluyla devam edeceklerdir. Bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları sözleşme ile iş yaptıkları yabancıları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan alacakları çalışma izni ile çalıştırabileceklerdir. Ancak bunların çalışma izinleri istisna olarak düzenlenecektir.
  • Çalışma izin taleplerinin reddedilmesi halinde itiraz merci neresidir
Yabancının çalışma izni ya da uzatma talebinin Bakanlığımızca reddedilmesi halinde, yabancıya idarenin kararına karşı, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde itiraz edebilme hakkı tanınmıştır. İdarenin itirazı yerinde görmemesi halinde yabancı, idari yargı yoluna başvurabilir.
  • Çalışma izinleri harca tabi midir?
Bakanlıkça uygun görülen çalışma izin talepleri, belirlenen süreler doğrultusunda harca tabidir. Harç tutarları, her yıl yeniden değerleme oranı temel alınarak artan miktarda belirlenmektedir. Ancak, ilgili kanunlarla harçlardan muaf olan kurumlardan harç talep edilmez. 2009 YILI ÇALIŞMA İZİN BELGESİ HARÇ TUTARLARI )
  • Yabancı Çalışma İzinlerini denetleme görevi kime verilmiştir?
Kanunun denetlemeye ilişkin 20 nci ve Yönetmeliğin 58 nci maddesi, “Kanun ve Yönetmelikte yabancılara ve yabancıları çalıştıran işverenlere atfedilmiş yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği, Bakanlık iş müfettişleri ve Sosyal Güvenlik Müfettişleri tarafından, yürürlükteki İş Kanununun, Çalışma Hayatının Denetimi ve Teftişi başlıklı bölümünde yer alan hükümlerine göre denetlenir. Ayrıca, genel bütçeye dahil daireler ve katma bütçeli idarelerin teftiş ve denetim elemanları, kendi mevzuatları gereğince işyerlerinde yapacakları her türlü denetim ve incelemeler sırasında, yabancı çalıştıran işverenlerle yabancıların Kanundan doğan yükümlülüklerini yerine getirip getirmediklerini de denetler. Denetim sonuçları ayrıca Çalışma ve sosyal Güvenlik Bakanlığına da bildirilir
  • Çalışma izni olmaksızın çalıştığı tespit edilen yabancılar ve işverenleri hakkında hangi işlemler uygulanır?
Yabancının kaçak çalışması halinde, durum bir tutanakla tespit edilerek, yabancı ve yabancıyı çalıştıran işveren veya işveren vekillerine Kanunun 21 nci maddesinde öngörülen para cezalarının uygulanması için söz konusu tutanağın bir örneği Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlüklerine gönderilmektedir. Kaçak çalışan yabancıya 7201 Sayılı Tebligat Kanununun 25 nci maddesine göre yurtdışında da tebligat yapılabileceğinden şahsın yurtdışındaki adreslerinin de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlüklerine gönderilen tutanakta yer alması gerekmektedir. Denetlemeler sırasında kaçak çalıştığı belirlenen yabancıların Türkiye’ye girişi, pasaport, vize ve ikamet izni konuları tetkik edilerek, durumları yasal olmayanların sınırdışı işlemlerine süratle başlanılmaktadır.
  • Çalışma izni olmaksızın çalıştığı tespit edilen yabancılar ve işverenlere idari para cezası uygulanır mı?
4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanunun 6 Eylül 2003 tarihinde yürürlüğe girmesiyle, kaçak çalıştığı belirlenen yabancılara ve işverenlere Kanunun 21 nci maddesi ile idari para cezası verilmesi uygulaması getirilmiş olup, söz konusu idari para cezaları fiillerin tekrarı halinde bir kat artırılarak uygulanmaktadır. Kanunda öngörülen idari para cezaları gerekçesi belirtilmek suretiyle Bölge Müdürlüklerince 7201 Sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgililere tebliğ edilir.
  • Özürlü işçi statüsünde çalışanların erken emeklilikten yararlanma şartları nelerdir?
Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce bu Kanunun ilgili maddesine göre malûl sayılmayı gerektirecek derecede hastalık veya arızası bulunan ve bu nedenle malûllük aylığından yararlanamayan sigortalılar, yaşları ne olursa olsun en az 15 yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar. Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılardan; ilgili mevzuatı uyarınca, I. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az on beş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3960 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, II. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az on altı yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4320 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, III. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az on sekiz yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4680 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmaları şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar. Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanması dolayısıyla yaşlılık aylığına hak kazanarak yaşlılık aylığı alanlar Kurumca kontrol muayenesine tâbi tutulabilir. Ayrıca SGK dönemiyle kademeli geçiş söz konusu olduğundan sgortaya giriş tarihi itibariyle emeklilik pirim günü değişebilir.